1. Paris Kürt Film Festivali başarılı geçti

KurdishCinema.com olarak 24-30 Ekim 2007 tarihleri arasında Fransa’nın başkenti Paris’te
Film Latin Quarter’da düzenlenen 1. Paris Kürt Film Festivali’nin organizatörlerinden Ali Gül
Dönmez’le sitemiz okuyucularını festival hakkında daha fazla bilgilendirmek için bir röportaj
gerçekleştirdik.

KurdishCinema.com - 17 Kasım 2007

Devrim Kılıç / Melbourne


KC:  Festivali yapmaktaki amacınız neydi?

Ali Gül Dönmez: 2006 yılında Paris’te yaşayan bir kac sinema öğrencisi
olarak yabancsısı olduğumuz bir ülkede film yapmanın zorluklarını kollektif
bir çabayla gögüslemenin  gerekliliğine inanarak Kürt Sinemacıları ve
Sanatçıları Kollektifi (COCDARK) adında bir dernek oluşumuna gittik.
Derneğimizin öncelikli amacı Fransa’da yaşayan Kürt sinemacıları ve
sanatçıları arasında dayanışmayı arttırmak ve Kürdistan’ın dört
parçasında yaşayan Kürt sinemacıları ile Avrupa ve diğer ulkelerde
yaşayan Kürt sinemacıları arasında bir iletişim ağı oluşturmaktı. Halkımız
gibi sanatçılarımız, yazarlarımız da dünyanın değişik ülkelerine ve
kıtalarına zorunlu veya gönullu sürgün hayatına mahkum edilmiş durumda.
Değişik cografyalarda sinema yapan veya yapmaya calisan pek cok genc
Kürt sinemacı var ve çoğu da birbirinin çalismalarindan habersiz. Bu
iletisim ağını olusturmanin en iyi yollarından birinin de Paris’te daha önce
hic yapılmamış olan Kürt Film Festivali’ni duzenlemek olduğunu
düşündük ve bunu hayata geçirdik. Nitekim ismen tanışan ama
karşılaşma firsati bulamayan pek çok yönetmen festival vasıtasıyla tanışma firsati buldular. Ben
de şahsen festival aracılığıyla çok yürekli ve güzel insanlarla tanıştım. Bu festivali
duzenlememizin ikinci bir amaci da bildiğiniz gibi Kürt Sineması genç bir sinema ve uzun
metrajli konulu filmini henüz yapmayan ya da yapamayan ama sinematografik kalitesi yüksek
pek çok kısa metrajli ve belgesel filme imza atmis yetenekli sinemacilar var. Ama bu
çalismalarini seyirciye ulaştirmada çesitli nedenlerle zorlaniyorlar. Festivalimiz kısa metrajlı ve
belgesel filmlere önemli bir yer ayırarak bu filmleri seyirciyle buluşturmuş ve bu genç
sinemaciları onurlandırmıştır.

KC: Hangi filmler vardi festival kapsamında? Panellerde neler tartışıldı?

AGD: Festivalde uzun ve kısa metrajlı filmlerve  belgesel filmlerle birlikte otuz film gösterime
girdi. Festivale davet edilen yönetmenler; Kazim Öz, Eylem Kaftan, Mehmet Aktaş, Suayip Adliğ,
Özkan Küçük ve Müjde Arslan konusmaci olarak panele katıldılar. Kişisel olarak karşılaştıkları
ekonomik, politik ve mesleki sorunlardan hareketle Kürt Sineması’nın güncel sorunları tartışıldı..

KC: Festival nasıl geçti? Kürtler’den ve Fransizlar’dan ilgi nasıldı?

    AGD: Festivalimiz ilk kez yapiliyor
    olmasina ve bazı eksikliklere rağmen
    gayet iyi geçti. Fransiz seyircisi
    özellikle Paris sinema seyircisi iyi
    yetişmiş bir sinema seyircisidir ve
    istediğimiz düzeyde olmasa da
    katılım gösterdiler. Kürt
    sinemacılarının omuzlarındaki bir
    diger önemli yük de bilinçli, belli bir
    sinema kültürü edinmiş Kurt sinema
    seyircisi yetistirmektir. Bu da
    zamanla ve Kürt kültür kurumlarinin
    sinema çalismalarina şu anda
    yetersiz olan ilgisinin arttırılmasıyla
    aşılabilir sanirim.Festivalimizin açilis
    ve kapaniş seanslarinda Kürt
seyircilerin ilgisi yoğun oldu ama genel itibariyle ilginin istedigimiz düzeyde olmadığını
söylemeliyim.

KC: Festival amacına ulaşti mi sizce? Ne tür etkinlikler vardi? Diğer ülkelerde Kürt Film
Festivalleri düzenleyenlerden destek gördünüz mü?

AGD: Festival öngördüğü iki esas amacına ulasmistir. Festivalimizin açılış gecesinde film
gösterimlerinden sonra bir müzik dinletisi oldu. Zine ve Shahla adli iki Kürt muziyen geleneksel
Kürt müzigi motiflerinin ağırlıkta oldugu güzel bir müzik dinletisi verdiler. Müzik dinletisinin
ardından katılımcılara bir kokteyl verildi. Film gösterimlerinden sonra yönetmenlerin katılımıyla
söyleşiler yapıldı. Ayrica festivale davet edilen yönetmenlerin konuşmacı olduğu ve Kürt
sinemasının güncel sorunlarının tartışıldığı bir panel duzenlendi. Londra ve Berlin Kürt Film
Festivali düzenleyicileriyle iliskilerimiz var ve onlardan gerekli destegi aldık.

KC: Kürt kurumlarının ilgisi nasildi festivalinize? Sponsor sorunu oldu mu?

AGD: Kürt kurumlari festivalin gerçekleştiği tarihteki yoğun politik gündemden dolayı olsa gerek
beklenen düzeyde ilgi göstermediler. Ama Paris Kürt Enstitusü’ne festival projemizin hazırlık
aşamasında verdiği destek icin tekrar tesekkur etmek isterim. Ahmet Kaya Kültür Merkezi yoğun
politik gündemden dolayi olsa gerek beklenen desteği vermedi. Festivalimizi Paris Belediyesi ve
Fransa Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nin ekonomik desteğiyle gerceklestirebildik. Çok fazla
sponsor arayisimiz olmadi ama bir kac sponsor bulma girişimimiz maalesef sonuç vermedi.
Fransa’daki Kürt sirketlerinin coğu  kurumsallaşmış değil ve sponsorluğu bir ticari iletişim
yöntemi olarak degil bir dost ahbap iliskisi olarak görüyor.

KC: Festivalden aktarabileceğin ilginç bir anekdot var mı? Fransiz izleyiciler filmleri nasıl
değerlendirdi?

AGD: Festivalden ilginç bir anekdotu paylasmak isterim. Festivalin
başlamasina bir iki gun kala telefonum çaldi ve gayet güzel bir
Kürtce’yle (Kürtçem cok iyi olmadığı için bana öyle gelmiş de
olabilir) bir bayan bana Danimarka’dan aradığını ve festival icin
bir arkadaşıyla beraber Paris’e gelecegini ve açılış gecesine
rezervasyon yaptırmak istedigini soyledi. Önce birisi galiba
benimle dalga geçiyor diye düşündüm. Ama gerçekten festivale
geldiler ve nerdeyse tüm seanslara katilarak festivalimize renk
kattilar. Bu olay beni gercekten çok sevindirdi. Izleyicilerden
gayet güzel tepkiler aldik. Turkiye’nin Guney Kürdistan’a askeri
müdahelesinin tartışıldığı bir zamana denk geldigi icin festivalimiz
de gayet politik bir ortamda geçti. Fransiz ve Kürt seyirciler film
gösterimlerinden sonra filmden hareketle güncel politik
gelişmelere de atıfta bulunarak görüşlerini paylaştilar. Fransizlar
Kürt Sineması’na pek yabanci değiller. Yilmaz Güney, Bahman
Ghobadi ve Hiner Saalem Fransiz seyircisi tarafındam gayet iyi
tanınıyor ve beğeniliyor. Nitekim bu üç yönetmenin film gösterimlerinde Fransiz seyircisinin ilgisi
yoğundu.

KC: Geleceğe yönelik ne yapmayi düşünüyorsunuz? Önümüzdeki yıl da festival olacak mı?

Geleceğe yönelik olarak eğer gerekli maddi altyapıyı oluşturabilirsek sinema araştırmalarının
yapıldığı, belgesel ve kısa metrajli filmlerin üretildiği isitsel-görsel bir atölye kurmak niyetindeyiz.
Ama dediğim gibi bu maddi altyapiyi oluşturmamiza bağlı. Festivali her yıl düzenli olarak yapmak
niyetindeyiz ama maalesef  festivalin devamlılığı da yine şimdiki partnerlerimizin festivale
ekonomik desteğinin devamlılığına bağlı.

KC: Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?

Festivalimize filmleriyle ve bizzat gelerek katılan ve destek olan yönetmenlere buradan tekrar
teşekkür etmek istiyorum. Kürt Sinemasi genç bir sinema. Kürt sinemacıların yıllık film üretimleri
uluslararasi standartlarda yarışmalı bir film festivali yapmak icin henüz yeterli değil. Ulusal
sinema pazarı ve endüstrisi olmadığı icin ulusal bir sinema olmaktan henuz uzak. Ama bir
gerçeklik var ki o da Yilmaz Güney’in başlattığı ve Bahman Ghobadi, Hiner Saalem, Kazim Öz ve
ismini sayamadiğim diger pek çok Kürt yönetmenin tüm zorluklara ragmen devam ettirdiği bir
Kurt Sinema hareketinin varlığıdir. Festivalimizi ve diger ülkelerde gercekleştirilen Kürt Film
Festivalleri’ni de bu Kürt sinema hareketinin birer parçasi ve ürünü olarak görüyorum.
Halkimizin inatla sürdürdüğü ve sürdürmesini arzu ettiğim özgurlesme mucadelesinin de bu
Kürt
sinema hareketinin olu ;umunun tetikleyicisi olduğu kanısındayım. Kürt kültür kurumlarını Kürt
Sineması’na istenen düzeyde olmayan desteklerini arttırmalarını diliyorum. Fransiz yönetmen
Jean Luc Godard bir söyleşisinde sinema yaparak herşeye dokunabilir, gerçekleştirebilirim der.
Sinemayla felsefe, etnoloji, sosyoloji yapabilirim ve tabii en önemlisi politika yapabilirim der.
Bununla Godard sinemanın komple bir sanat olduğuna vurgu yapar. Kürt gençlerine sinema
yapmanin politika ve baska bir çok sey yapmanin en iyi yollarindan biri oldugunu hatirlatmak
istiyor ve onlari sinema yapmaya ve kendi hikayelerinin efendisi olmaya davet ediyorum.

Ali Gul Donmez kimdir?: 1974 Elbistan doğumlu. Ankara Üniversitesi Iletişim Fakültesi
Gazetecilik bölümü mezunu. 2001 yilinda Fransa’ya  yerlesti. Paris X Üniversitesinde sinema
bölümünden mezun. Paris’teki Kürt Sinemacıları ve Sanatçıları Kollektifi’nin (COCDARK)
kurucularından.