Caner Canerik'ten yeni bir belgesel: Bertij

KurdishCinema / 7 Mart 2010                               

Caner Canerik tarafından çekilen ve yaylacı
çocuklarının yaşamlarını anlatan “Bertij” (Güneşle
Gelenler ) adlı belgesel film tamamlandı.

1 Saat 46 Dakikalık belgesel film, Tunceli’nin
Pülümür İlçesinde yer alan “Hel Dağı”nda 4 Aylık
bir süre içerisinde çekildi. Yaylacıların yaşadıkları
sorun ve sıkıntılar, kültürel renkleri ve değişimleri
küçük çocukların oyunlarıyla yansıtılıyor.

Bertij belgeseli Türkçe ve Kürtçe çekildi. Adları
Kürtçe olan çocukların, Kürtçe bilmediği, adları
Türkçe olan çocukların ise Kürtçe konuşması gibi
film sonrası fark edilen ilginç gerçekliği barındıran
belgesel aynı zamanda İngilizce altyazılı olarak
gösterilecek.

En küçükleri olan 6 Aylık olan Dilan ile 12 yaşındaki
Özgür gibi 7 çocuğun yaşamları, en renkli
kişilikleri oluşturan 2 Yaşındaki Rozerin ile 6
yaşındaki Rojbin'in hayatları merkez alınarak
anlatılıyor...

Adeta hiç bir şeyin olmadığı mekanda, plastik poşetlerden bidon yapan, yaralı kuzuyu sağan
yada ata binmek için dere tepe yuvarlanarak koşan, kendilerinden on kat büyük köpeğe tekme
atmaktan çekinmeyen, kahvaltıda doymadığı çayı, çadır içerisinde kimse yokken  yeni baştan
demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocukların yaratıcılıklarına Rozerin ile Rojbin
merkezli olarak aktarılıyor... Büyüklerin yaşadıkları; polisin rüşvet istemesi, hayvan satışındaki
tüccar üçkağıtçılığı, yayla sahiplerinin baskıları gibi sıkıntılara da çocuk oyunlarıyla tanıklık
ediliyor.  Çoğu zaman izleyiciyi güldürecek işler peşinde koşsalar da, üstündeki elbiseleri bile
parçalanmış oyuncak bebeğini "tamir ettirme mücadelesi" gibi anlar hüzünlendirecek...  Filmin
en büyük başarılarından birisi de tüm duyguların çocukların “kamera algısı”nın henüz
oluşmamış olması ve çekim ekibinin sınırlı diyalogla yakaladığı başarılı çizgi tamamen doğal
hallerinin gösterimini sağlıyor.

Yaşca daha büyük olan Sebahat ve Özgür'ü
izlerken de altın arama macerasından koyunların
peşinde verdikleri koşuşturmalara, ve küçük
yaşlarına rağmen kendilerine yüklenen
görevleriyle hayatlarındaki zorluklara tanıklık
ediliyor... Büyüklerin, genellikle detay ve müzik
icra eden kişiler olarak kendilerine yer
bulabildikleri filmde, her adımları ve söylemleri
dramatik hikayelerin bestelenip aktarıldığı
klamlarla eğlenceli, komik bir yaşamın içerisinde
var olan “büyük” gerçekliğinin hüznüyle izleyiciyi
etkisi altına alıyor.

Bu filmde büyükler ve yaşantıları ikinci planda kalırken, çocuk bakış açısını yansıtmak için
kamera da genellikle onların dünyalarını iyi yansıtabilecek açılarda kullanıldı ve çocuklar
yürekleri kadar kocaman görüntülendi... Dersim coğrafyasında hep var olan sıkıntı ve hüzün
sadece büyüklerin türkülerinde kendine yer bulurken, küçüklerin sımsıcak dünyasında çok farklı
bir Dersim'i izleyiciye sunması planlanıyor...

Filmin yapılış nedenine ilişkin yönetmen görüşü :

Dersim 1938 yılında büyük bir katliama maruz kaldı. On binlerce kişi öldürüldü, onbinlercesi
sürgüne yollandı. Sürgünden dönüş sürecinde bir parça toparlanır gibi olsalar da 1970’li
yıllardan itibaren başlayan süreç 1980 Darbesiyle katmerleşti, 90’lı yıllarda Dersim yeniden aynı
acıları yaşadı. Tüm Kürt coğrafyasında yaşanan olaylar Dersim’de de yaşandı. Faili meçhuller,
köy yakmalar ve yine sürgün insanları yaşamaktan bezdirdi. Bütün bu süreçte bir çok dram ve
acı yaşanılan bu coğrafyada, şarkılardan, filmlere, fıkralara, belgesellere kadar çok sayıda
eserde hep bu acı işlendi. Bir anlamda içimiz kararmış tüm umudumuz kırılmıştı. Var olan
gerçeklikler öyle bir noktaya bizi götürüyordu ki, önümüzü göremez oluyorduk. Adım atacak
mecalimiz kalmıyordu. Bizim ihtiyacımız olan pozitif,  sıcak görüntülerdi… Bu sıcaklığı en net
olarak da çocuklarda görebilirdik.. Bu nedenle de, Dersim’i doğasıyla, gerçek şartlarıyla
aktarabileceğime inandığım Bertijlerin çocuklarını çektik. Bu Dersim geleceğine yönelik
umudun, Dersim insanının sıcaklığına dair sevginin ve çocuk dünyasına dair herkesin bir anı
bulabileceği belgesel filmdir.























             
 Yönetmen Caner Canerik Bertij belgeseli çekimleri sırasında görülüyor

Filmin Özgün Adı : Bertij – Güneşle Gelenler

Yapım Tarihi : 2010

Süresi : 1.45

Bölüm Sayısı : 1

Formatı : HDV 16:9

Web Sitesi : http://www.pirdesur.com/kategori.asp?id=34


Yüksek Çözünürlüklü Fotoğraflar  :

http://cid-a982bdc7ed830eaf.skydrive.live.com/browse.aspx/Berthiz


Elektronik Posta Adresi :  canerik@hotmail.com


JENERİK BİLGİLERİ

Yönetmen : Caner Canerik

Müzik –Geleneksel Kürt müzikleri kullanıldı

OYUNCULAR / LÎSTİKVAN / ACTOR AND ACTRESS

Rozerin ACIM
Helin ACIM
Hayri ACIM
Sündüz ACIM
Adalet ACIM
Berfin ACIM
Rojbin FINDIK
Mine FINDIK
Serkan FINDIK
Halise FINDIK
Haydar FINDIK
Sebahat UÇ
Serhat UÇ
Özgür UÇ
Hayri UÇ
Selin UÇ
Dilan, Şevin, Havin

YÖNETMEN / DERHÊNER / DİRECTOR

Caner CANERİK


CİNEMATOGRAPHER / DERHÊNERÊ DÎMENÊ / GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ

Caner CANERİK


MÛZÎKA FÎLMÊ / ORİGİNAL MUSIC / MÜZİK

Geleneksel Kürt Müzikleri kullanıldı

MONTAJ / EDİT / KURGU
Caner CANERİK

SPONSOR
Yorum ve Röportajlar

Bêzar ve Alataş: Min Dît
ile gerçekleri anlattık

“Gitmek” ve Türk kızı
Kürt oğlana aşık olursa:
Hakim ulus kadınlık
rolünü asla kabul
benimsemez / Müjde
Arslan *

Dizi dizi şovenizm /
Ömer Leventoğlu

Hollywood'a karşı
alternatif sinema /
Özlem Galip

Bahoz - Bir kuşağı
anlamak / Ewrehmun
Baydemir

Bahoz/Fırtına Üzerine /
İsmail Beşikçi

Mansur Tural ile ‘Orası
Soğuk' filmi üzerine
söyleşi

Kürlerle Türk Sineması
/ Müjde Arslan

Bahman Ghobadi ve
Sisin Metafizik
Sineması / Kamuran
Çakır

Kürt sineması için ortak
bir strateji arayışı

“Pars - Narkoterör”ün
Kürtçe Dil Politikası /
Omer F. Kurhan

Bir hatırlama çabası: 38
Belgeseli üzerine

“Kürt sineması
estetikten ödün
vermemeli” / Medet
Dilek'le röportaj

Kürtlerin haklı davası
için...

2007’de Kürt Sineması
/  
Devrim Kılıç

"Kürt Sineması
gelişmeye açık"

'Trajedilerin hepsi
senaryo oldu’

Bertrand Blier den
sinema dersleri

1. Paris Kürt Film
Festivali başarılı geçti

Yeni bir film " Phêti " /
Caner Canerik

Kağıtçılar:  “Doza we,
dozame ye“ / Medet
Dilek

Belçim Bilgin'le
röportaj: Kürt değerleri
ile büyüdüm

Dol: Güzel bir konunun
kötü anlatımı

Nazmi Kırık sınırları
aşıyor

Bir gün şehre bir film
gelir

Jalal Jonroy: 'Kürtler'in
sinemaya ihtiyacı var'

Genç yönetmen Buket
Aydın’dan iddialı bir
belgesel : İnsan-i Kamil

Gerçekliğin karanlık şiiri

Kürdistan artık çok
‘yakın’

Bir sürgün sineması
olarak Kürt Sineması:
Kendini
sesini görmek

Belgesel-kuşku ilişkisi

Öfkeli ve özgür
yönetmenler

Nasıl bir sinema?

Sarhoş Atlar Zamanı
filminin dramatik
çözümlemesi

Caner Canerik'ten
çarpıcı bir belgesel:
Was

Yangında filizlenen
çiçek

Ünlü İtalyan yönetmen
Passolini

Kürdistani bir sinema
yaratmamız gerekiyor

Takeshi Kitano'dan
yönetmenlik dersleri

Sessizlik kelimelerden
daha fazlasını anlatır

Ghobadi'nin Altın Lale
yolculuğu

Diyarbakır'da Kürt Film
Festivali

Çarpici bir belgesel
örnegi; Can Baz

Yılmaz Güney'in
Kürtlüğü

Özgürlesme sorunu ve
sinema

Dersim 38

David ve Leyla:
Kültürel önyargilarin
elestirisi

Gölgenin sesi: Si u Ba

David ve Leyla

Si u Ba (Gölge ve
Rüzgar)

Kürt düsmanligi üzerine
bir film

Nergisler Açmali

İlk Kürt filmi Zere

Türk Sinemasi'nda
Kürtler

Yilmaz Güney'le röportaj

Yusuf Yesilöz ile
röportaj

Makale Arşivi  >>>