2. Köln Kürt Film Günleri'nin ardından

KurdishCinema / 5 Nisan 2009                               

Cudi Arif *


Almanya’da Kürdistan Öğrenciler Birliği
(YXK) olarak, 2006 Mayıs’ında
başlattığımız Kürt film günleri ön
hazırlıklarında başarılı olabileceğimize
hazırlık komitesinde yer alan arkadaşlar
ile inanmıştık.

Fakat bizim dışımızda başta Kürdistani
kurumlar olmak üzere, Köln şehrinde
bulunan kültür kurumları ve Köln
belediye temsilcileri ‘bir kaç ‘kafadar’
öğrencinin’ başarısız olacağı
konusunda hemfikirlerdi. Çalışmamızı
destekleyen ve başarılı olacağımıza
inandıklarını söyleyen sadece ROJ TV
yetkilileri ile Y. Özgür Politika çalışanları
vardı. Sonrasını uzun uzun
anlatmayacağım. Kürdistan Öğrenciler
Birliği (YXK) olarak Köln’de başlattığımız
Kürt Film günlerinin başarısını
Hamburg iki defa olmak üzere,
Stutgart’ta ve en son Köln’de ikinci film
günlerini düzenledik.

Almanya ve Avrupa’nın diğer bazı
ülkelerinde yürüttüğümüz öğrenci
çalışmalarında eğitsel, sosyal, siyasal
ve kültürel çalışmaların yanı sıra Kürt
sinemasının ve yönetmenlerin
çalışmalarını seyirci ile buluşturmada
önemli bir sorumluluk üstlendik. Bir platform yaratmaya çalıştık. Özetle Almanya’da Kürt
sinemasına kendi seyircisini yaratmada destek sunduk, sunuyoruz.

‘Öğrencileri Kürt sineması ne ilgilendirir?’; ‘Bu sizin işiniz değil’ vb. yaklaşımlarla da az
karşılaşmadık. Yanlış da değillerdi böyle sorgulayan dostlar, ama doğru da değillerdi. Çünkü
henüz yolun başında olan Kürt sinemasına başka çıkarsız yardımcı olan fazla kişi veya kurum
yoktu.

Dolayısıyla Kürt sineması ve yönetmenlerin ürünlerini seyirci ile buluşmasında yardımcı olmayı
beklemek yerine, yetersizliği aşmak için birazda öğrenci amatörlüğü ile işin içine atıldık.
Almanca’da kullanılan ‘lernen bei machen’ (yaparak öğrenmek) deyimi bizim çabamızı özetler
gibidir. Mütevazi de olmak istiyoruz fakat başarılı olduğumuzu söyleyen, yazan ve referans
olacak bir çok kişi ve kurum var. Kendimizde başarılı olduğumuza inanıyoruz. Başarılı olmamızın
temelinde ise bu desteği sunarken çıkarsız yaklaşmamız oldu. Tek amacımız vardı, filmlerde
işlenen konular ile Kürt sorununa bir kamuoyu yaratmaktı. Çünkü Avrupa kamuoyunda Kürtler
potansiyel tehlike, şiddet eğilimli ve başarısız gösteriliyor. Yaptığı her çalışmayı ellerinde geldiği
oranda kriminalize ediyorlar. Fakat biz çalışmalarımızla bu gibi yargıları karmak için çaba
gösteriyoruz. Film günleri ile de biraz da bu yargıları kırmak istedik. Sinema konusunda çok
uzman olduğumuzdan değil, imkan, beceri ve avantajlarımızı değerlendirerek, yönetmen-film-
seyirci arasında köprü olmaya çalıştık. Çıkarsız yaklaştığımızı gören birçok Kürt yönetmeni de
çabamızı destekledi, filmlerini almakta kolaylık sağladı. Yanımızda oldular, motive ettiler, yeni
çalışmalar için motive oldular.

Kürt sinemasına ve yönetmenlerine imkanlarımız dahilinde destek sunmamız gerekiyordu.
Çünkü hayatın her alanda olduğu gibi Kürtler ekranlarda da horlanıyor, figüran olarak
kullanılıyordu. Türkiye’de Yılmaz Güney’in yapıtlarının yanı sıra sayılı bir kaç çalışmanın dışında
hep cahil, kaba, puşili, şalvarlı ve konuşunca ‘na yapıseeen looo’ diyen kan ve ‘namus’
davalarına sevdalı ‘kıro’ tipli, bir profil ile Kürtler sinemada ve ekranda tanıtılmaya çalışıldı ve
çalışılıyor. Avrupa’da binlerce Kuzey Kürdistan’lı ile tanıştım, konuştum ve ama hiçbir zaman
Türk sinemasında ve dizilerindeki o ‘kıro kaba konuşan’ Kürtler ile tanışamadım. Tersine
hepside çok kibar, temiz, dürüst, fedakar insanlar idi. Demem o ki, öyle birileri yok. Sadece
sömürgeci mantık Kürtleri öyle görmek ve tanıtmak istiyor, yani kaba, cahil, aşiretçi, feodal vb.
vb...

















Oysa gerçekliğin pek de öyle olmadığını biliyoruz. Son yarım yüzyılda çok keskin olaylar,
gelişmeler yaşandı. Kürt Özgürlük Mücadelesi muazzam toplumsal değerler ortaya çıkarıp, alt-
üst oluşlar yarattı. Bu gelişmeler içerisinde görkemli direnişler ve kahramanlıklar sergilendi.
Kürtlerin yaşadığı topraklarda büyük trajediler, savaşlar ve bunların getirdiği büyük acılar, göçler
yaşandı. Sömürgeciler Kürtlere yaşattıkları bu acılar ile yüzleşmediler. Yakın zamanda da
yüzleşeceğe de pek benzemiyorlar.

Bu yüzleşmenin gerçekleşebileceği en önemli alanlardan birisinin de sinema olduğuna
inanıyoruz. Bu yüzden Kürt ve Kürdistan sinemasının gelişmesini önemsiyoruz; destekliyoruz.
Bazen saatlerce, günlerce anlatabileceğimiz bir olayı, acıyı, trajediyi ekranda birkaç dakika ile
aktarabilir, insanları doğrudan yana ikna edebiliriz. Mesala Beritan hakkında yıllarca anlatıldı,
yazıldı fakat hiçbiri de şehit Halil Uysal’ın yönettiği film kadar etkili olmadı. Yine Amerikan
mayınlarının Kürdistan’ı bir mayın tarlasına çevirdiğini dünyaya anlatmaya çalışmış olsak da,
Bahman Gobadi’nin ‘Kaplumbağalar da Uçar’ filmindeki Amerika eleştirisi kadar etkili olmadı.
Ya da Kürdistan dağlarına neden çıkıldığını anlatıldığında Avrupalılar pek kulak asmadı fakat
‘David der Tolhildan’ filmini seyredenler empati kurmaya çalıştı. Bu gibi örnekleri çoğaltmak
mümkün.

Örneğin, Türkiye’de son yıllarda baskın gelen ve hızla toplumsal hafızaya hakim olan ‘Kurtlar
Vadisi’, ‘Muro’ vb. dizilerdeki maço karakterlerle şovenizm, milliyetçilik ve homofobi geliştiriliyor.
Ekranı kullanarak mafyacılığı, militarizmi, çeteciliği, ırkçılığı toplumda ve en temelinde ise
gençlikte doğal bir olguya dönüştürüyor. Yine toplumsal olaylara vurgu yapan filmleri gölgeleyen
‘Gora’, ‘Arog’, ‘Vizontele’, ‘Organize İşler’, ‘Recep İvedik’ vb. film akımları ile insanları ağlanacak
haline güldürüp, oyalayıp duruyorlar. Adı geçen filmler milyonlarca izlenirken, ‘Yazı Tura’,
‘Güneşe Yolculuk’, ‘Büyük Adam Küçük Aşk’, ‘Bahoz’ gibi toplumsal sorunlara vurgu yapan
filmler engelleri aşıp bir kaç yüz bin seyirci ile buluşunca başarılı sayılıyor. Kürtlerde de, sinema
diğer ulus ve toplumlarda olduğu gibi kendini sürekli üreten bir durumda değil. Yılmaz Güney’
den sonra son yıllarda ortaya çıkan güzel yapıtlar var. Uluslararası ödüllere layık görülen birçok
film gösterime girdi. Çok değerli Kürt yönetmenler yetişti ve yetişiyor. Ve yönetmenler yaptıkları
ve yapacakları ile Kürt sinemasını dünya sinemasına taşıyacaklar. Uluslararası filmler ile
kıyaslandığı zaman belki ‘Beritan’, ‘Bahoz’, ‘Fotoğraf’, ‘David der Tolhildan’ vb. Kürt temalı filmler
çok başarılı değiller, fakat bu filmler başarılı bir Kürdistan sinemasına çığır açtılar.

Cesaretlendirdiler… Gelecek yıllarda Agit, Zilan, Mazlum Doğan, Dörtler, Kemal Pir ve Hakileri
beyazperdeye yansıtacak cesur yönetmenler çıkacağına inanıyoruz.

Biz de Frankfurt, Hamburg, Stutgart, Dortmund Kürt film günlerinde bazen birebir kendimiz,
bazen ortaklaşarak gerçekleştirdiğimiz film günleri ile birçok yargıyı kırdığımızı, birçok trajediyi,
acıyı, direnişi, kahramanlığı filmlerine konu edinen Kürt sinema yönetmenlerine yardımcı
olduğumuzu düşünüyoruz. Sinema alanında cesaretli davranan Kürt yönetmenlerinin yanında
olduğumuzu ve yanlarında olacağımızı gösterdik. Yine film günleri ile Kürt sinema seyircisinin
gelişmesinde az biraz da olsa katkı sunduğumuzu düşünüyoruz.

Egemenlerin ve sömürenlerin film adına sunduklarına, alternatif sinemanın ve bizim olan
filmleri yansıtmada yardımcı olduğumuz için çok keyif aldık, alıyoruz. Özellikle bazılarına göre
propaganda, bize göre ise bir realiteyi anlatan filmlerin, sinemalarda Kürt film günleri adı altında
gösterilmesine tahammül edemeyen, çağdışı kuruluşlara karşı verdiğimiz mücadele, bizim için
çok anlamlı ve başarılıydı. Bunu yaparken herhangi bir kar veya maddi gelir elde etme gibi bir
kaygımız olmadı ve olmayacak.

Biz 5-8 Mart tarihleri arasında Köln’de yaptığımız film günlerinin daha da anlamlı olması için
gelirlerini sembolik bir katkı olsun diye de Amed’de bulunan Sarmaşık Derneği’ne
bağışlayacağız.

En son Almanya Köln şehrinde yaptığımız dört günlük 2. Kürt Film Günleri’ne katılan bine aşkın
seyirciye ve filmlerinin seyirciye ulaşması için bize yardımcı olan sinema yönetmenlerine
tekrardan teşekkür ediyoruz.

Ve imkanlarımız el verdiği müddetçe Kürt sineması ile seyirci arasındaki yeni köprüler
kuruluncaya kadar Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) olarak köprü olma sorumluluğumuzu
sürdüreceğiz.

Bugüne kadar bu çabamızda eksiklerimiz olmuş ise Kürt halkının ve dostlarımızın hoşgörüsüne
sığınıyoruz.

* Cudi Arif (Köln 2. Kürt Film Günleri Tertip Komitesi Üyesi)
 16 Mart 2009
Haberler

Agıt, Hikmet Asutay

Kürt sineması'nda
karekterler problemi

Hewiti: Kumalık. Müjde
Arslan'dan yeni bir film /
Caner Canerik

Yakın planda Kürtler var

Kırmızı kalemle çizilen
insanların öyküsü

Transasia Express
belgeseli İsviçre'de
gösterime giriyor

Köln 2. Kürt Film Günleri

Bern Kürt Film
Festivali'ne hazırlanıyor

Close-Up Kürdistan
İstanbul'da

Genç yönetmen Erol
Mintaş

Şirin Cihani'ye İtalya'da
ödül

KurdishCinema.com'dan
senaryo ödülü

Kürt yönetmen Kalifa'ya
ödül

"Hayatın Tuzu" filmi
izleyiciyle buluştu

Butimar'a 9. Türkiye
Eczacılar Kongresi Kisa
Film Yarışması'nda
birincilik ödülü

Pirdesur Fransız Kültür
Merkezi'nde

Gitmek 14 Kasım'da
Türkiye sinemalarında

Gitmek filmine İsviçre'de
Türk sansürü

Kazım Öz'ün Fırtına filmi
14 Kasım'da
sinemalarda  

2. Paris Kürt Film
Festivali

Montreal Dunya Filmleri
Festivali

“Siyabo”nun belgeseli
çekildi

"Gurê bi Zengil" kurgu
aşamasında

Gerilla-yönetmen Halil
Dağ yaşamını yitirdi

İkinci Hamburg Kürt Film
Günleri Halil Dağ'a
adandı

Fırtına’ İstanbul Film
Festivali’nde

'Narkolepsi' Ankara Film
Festivali'nde

Oldenburg Kürt film
günler başladı

Paris Kürt video
sergisine davet

"Zarokên Axa Qelişî" adlı
Kürtçe filmin galasına
sansür

Gure bi Zingil’ın
çekimleri tamamlandı

‘Zarokên Ax a Qelişî’
Ceylanpınar’da

13 Kurşun'a onur ödülü

Yusuf Yeşilöz'ün son
belgeseli; Müzik Aşkı

Yüksekovalı oyuncu
Fransa yolcusu

Charlie Chaplin 30 yıl  
önce yaşama veda etti

Kürt oyuncu aranıyor

Londra’da Kürt filmlerine
yoğun ilgi

'Trajedilerin hepsi
senaryo oldu

1. Paris Kürt Film
Festivali başladı

Dortmund'da Kürt Film
Haftası

Diyarbakır'da ilk çocuk
sinemacılar

5. Londra Kürt Film
Festivali'ne çağrı

Nusaybin'de film
gösterisi

Mazıdağı'nda Mehmed
Uzun Festivali başladı

Amsterdam Kısa Film
Festivaliı

Ingmar Bergman öldü

Forster’den Kürt filmi

‘Son Oyun’a Fas’tan ödül

Hakkari'nin ilk Kürtçe filmi

Madımak Katliamı
belgesel oldu

Son Oyun'a Fas'tan davet

Filmi icin yardim bekliyor

Ankara'da belgesel
gösterimi

Cannes Film Festivali
başlıyor

Yarım Ay'a bir ödül de
Portekiz'den

Stuttgart'da Kürt Film
Günleri'ne büyük ilgi

Amin Korki'ye
Singağur'da iki ödül

Ankara Kürt Film Günleri
18 Mayıs'ta başlıyor

Stuttgart'da Kürt Film
Günleri

Dol'un Almanya galası
yapıldı

Hamburg'dan Kürt
filmleri geçti

Hamburg Kürt Film
Günleri

Kürt filmleri Hamburg'da

'Tandır' filmi festivallerde

Tünelin ucundaki ışık gibi

Hamburg Kürt Film
Festivali Programı

Hamburg Kürt Film
Festivali başlıyor

Paris Kürt Film Festivali

Yarim Ay Portekiz,
Amerika ve Almanya'da

David Tolhildan
Hamburg'ta

Haber Arşivi >>>