KÜRT FİLMİNİ NASIL TANIMLAMALI

DEVRİM KILIÇ - 26 Ocak / 2006

Özellikle Bahman Ghobadi’nin filmlerinin uluslararası
alanda ödüller almasinin ardından, Kürt filmleri ve
sineması adından daha çok sözettirir oldu. Ama bir
filmin hangı kriterlere göre “Kürt filmi” olarak tanımlanması
gerektiği tartısma konusudur hala. Günümüz dünyasında
filmler yapıldıkları ülkelere ve yonetmenlerının etnik
kökenlerine ve hatta vatandaşı oldukları ülkelere gore sınıflandırılmaktadır. Örneğin ünlü Kürt
yönetmen Yılmaz Güney’in filmleri “Türk Sineması” basligi altında ya da “Türk yönetmenler”
basliği altında sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma da tabiki Güney’in filmlerinin Türkçe dilinde
çekilmiş olmasının da payı büyüktür. Birçok araştırmacı ve sinema uzmanı Güney’i ve filmlerini
Kürt sinemasının bir parcasi olarak görse de, benim bakiş açıma göre bir filmin “Kürt filmi”
olarak tanimlanabilmesi için dilinin Kürtçe olması basta gelen bir gerekliliktir.


2005 yılında çekilen ‘David ve Leyla’ fılminin Kurt yönetmeni Jalal Jonroy, Yılmaz Güney’i Kürt
sinemasının baslangiç taşı olarak gormektedir. Yine Kürtler’le ilgili arastirmalari ile taninan ünlü
Fransiz gazeteci-yazar Chris Kutschera bir filmin “Kürt filmi” olarak tanimlanabilmesi icin
yonetmeninin Kürt olmasi gerektiğini, filmin dilinin çok da belirleyici bir etken olmadiğini ileri
sürüyor bana gönderdiği bir elektronik posta mesajinda.

Yukarda da belirttiğim gibi Kürt sineması doğum aşamasındadır ve resmi anlamda (Güney
Kürdistan’daki son devletsel oluşum hariç tabiki) devleti ve ülkesi olmayan bir sinema
hareketidir Kürtlerin sinema üretimi. Bu nedenle birçok Kürt yönetmenin filmleri Iran, Türk ya da
başka ülke adlari altında sınıflandırılmaktadır. Bu durum sadece Bahman Ghobadi’nin sinema
sahnesinde uluslararası düzeyde yer alması ile degişmiş, uluslararası film festivallerinde
Ghobadi filmleri İran sineması adı altinda değil “Kurt filmleri” başliği altında sınıflandırılmıştır.
Örneğin 54. Melbourne Film Festivali’nde Ghobadi’nin filmleri Kürt filmi olarak tanımlanmıstır.
Bunda Ghobadi’nin Kürt kimliğini hem bireysel hem de sanatsal anlamda ön plana
çıkartmasının payı büyüktür.

    Örneğin Güney Kürdistan kökenli ünlü Kürt yönetmen Hıner
    Saleem’in üç uzun metrajlı filmi var bilebildigim kadariyle. “Gelin
    çok yaşa-Kürdistan’ın Özgürlügü” (1997), “Vodka-Limon” ve son
    filmi ‘Sıfır Kilometre’. Saleem özellikle son iki filmiyle uluslararası
    alanda isminden söz ettirdi ve Kürt kimliğiyle anildi. Son iki filmini
    izleme olanağım olmadığı için bir yorum yapma şansım yok ama
    ilk filmi olan ve Tuncel Kurtiz’in de rol aldığı “Gelin çok yaşa-
    Kürdistan’ın Özgürlügü” filmini Avusturalya devlet kanalı SBS’de
    izlemiştim. Film komedi ve politik elestiri tarzında yapılmiştı.
    Fransa’da yaşayan Kürt toplumunun sosyal ve siyasi eleştiri ve
    komedisi olan filmde dıl Fransızca-Kürtçe’ydi. Dil olarak yanliş
hatırlamıyorsam, bir örneği elimde olmadığı için tekrar izleme şansım yok, Fransızca oldukca
ağirlıktaydı. İlk izlediğim de, en azından isminin ikinci bölümünden dolayı tam bir Kürt filmi
olduğunu düsündüm. Ama filmde bazı açılardan belirsizlik oldugu kadar kimi boyutuyla eleştiri
ya da komedi biçiminde Kürtleri feodal kültürlerinden dolayı kücülten ögeler vardı. Konuyu
kısaca verirsem, Fransa’da yaşayan bir grup Kürt bir dernekte siyasi faaliyet yürütmektedir.
Derneğin Kuzeyli Kürtler’e ait olduğu iması var ama bu net değil. Başroldaki erkek karekter,
Çeto, video görüntüsünden beğendiği Kürdistanlı bir Kürt kızını Kürdistan’dan evlenmek için
getirir ama gelen kız seçtiği güzel kız değil onun biraz da çirkin gözüken kız kardeşi Mina’dır.
Film Çeto’nun şaşkınlığı ve Kürt kızı Mina’nın Fransa’da yaşadığı sorunları komedi biçiminde
resmediyor. Sonuçta, Mina güzel ve uygar Kürt-Fransiz avukat Leyla tarafindan kurtarılır ve ‘gözü
acilan’ Kürt kızı birden güzelleşir ve kocasına baş kaldırır. Çeto pişmandır Mina’ya aşık olmuştur
ama hersey için çok geçtir artık. Filmin yörüngesi temel olarak böyle, dediğim gibi dili Fransızca
ağırlıklı, dernekte yapilan tartismalar Fransizca ağırlıklıydı. Bir filmin içeriğini eleştirmek ayrı
birşeydir, onun Kürt filmi olup olmadığına karar vermek ayrı birşeydir.

Ben birey olarak Hıner Saleem’in bu filmini, dilinin temel olarak Kürtçe olmaması açısından
gönül rahatlığıyla “Kürt filmi” olarak tanımlayıp sınıflandıramıyorum. Ama filmin diasporada
yaşayan bir Kürt yönetmen tarafundan yapıldığı açık. Bu filmi Kürtler’i konu olan bir Fransa filmi
olarak görebilirim. Dikkat edilirse Fransiz filmi degil de Fransa’da yapilmis bir filim Kürt
tandanslı bir filmdir. Ama sunu rahatlikla söyleyebilirim, Hıner Saleem’in yukarıda açıkladığım
filmi ile Bahman Ghobadi’nin herhangi bir filminin karşılaştırması yapılırsa, kendi açımdan
Ghobadi’nin Kürt kültürünü ve kimliğini yansıtma bakımından çok farklı bir yerde tutulması
gerektiğini söyleyebilirim.

Dedigim gibi sayın Saleem’in diğer önemli iki filmini izleme olanağım olmadığı için biriey
söyleyemiyorum. Diger Turkiyeli Türk yönetmenlerle bazı Kürt yönetmenlerin yaptığı filmlerin Kürt
filmi olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı mutlaka tartışılacaktır. Ama Kürtlerle ilgili herhangi
bir filimsel ve sinemasal çalişmanın Kürt kültürüne ve daha da onemlisi Kürt Sineması’na
katkıda bulunduğuna inanıyorum. Bu nedenle bu tür hiçbir filmi dıştalamamak gerektiğini
düsünüyorum. Ama Kürt yönetmenlerin de filmelerini Kürtçe yapmalarının, Kürt dilini ve
müziğini, kültürünü mümkün olan en yaygın biçimde yansıtmalarının zorunluluğu da kusku
götürmez bir gerçektir sanırım.

email: kurdishcinema@hotmail.com


Devrim Kilic'in tüm yazilari:

1-Kültürel onyargilarin elestirisi ve sevginin kutsanmasi
2-Carpici bir belgesel: Can Baz
3-Kürt film festivalleri
4- Si u Ba: Ruya mi gercektir gercek mi ruya?
5- Türk sinemasind Kurtler
6- Kürt filmini nasil tanimlamali?
7- Yılmaz Güney'in Kürtlüğü
8- Kürt sineması ve Bahman Ghobadi
9- Dünyalar Arasında
KurdishCinema

Makaleler

Çarpici bir belgesel
örnegi; Can Baz

Yılmaz Güney'in
Kürtlüğü

Özgürlesme sorunu ve
sinema

Dersim 38

David ve Leyla:
Kültürel önyargilarin
elestirisi

Gölgenin sesi: Si u Ba

David ve Leyla

Si u Ba (Gölge ve
Rüzgar)

Kürt düsmanligi
üzerine bir film

Nergisler Açmali

Ilk feminist Kürt filmi

Ilk Kürt filmi Zere

Türk Sinemasi'nda
Kürtler

Yilmaz Güney'le röportaj

Yusuf Yesilöz ile
röportaj

Kürtlerin acilari
beyazperdede

Kürt sinemasi gelisiyor

Kürt Sinemasi ve
Bahman Ghobadi

Kürt filmini nasil
tanimlamali?

Dünyalar arasında

Gül-i Zare