KurdishCinema

Yilmaz Güney'ın Kürtlüğü

Devrim Kılıç / Melbourne  - 30 Mayis / 2006

Türkiye’de Yılmaz Güney üzerine yazan
yazarlar ve film eleştirmenleri genel
anlamıyla Güney’in Kürt yönünü ya
görmezden gelmekte ya da sadece Kürt
kökenli olduğunu belirttip geçmektedirler.
Sinema eleştirmenleri ya da Güney
uzmanları nedense ondan bahsederken,
sinemasını değerlendirirken sadece
Güney’in ‘devrimci’ yönünü ön plana
çıkartmakla yetiniyorlar. Oysa bir olgu ya da
sorun ya da gerçeklik ele alınacaksa ve bunun üzerine bir yorumlama yapılacaksa,
gerçeğe mümkün oldugunca sadık olmak, olgunun değişik yönlerini gerçeği
çarpıtmamaya özen göstererek yansıtmak bilimsel olmanın gereğidir.

Şurası kuşku götürmez bir gerçektir ki, Yılmaz Güney'i Yılmaz Güney yapan en önemli
olgulardan birisi onun Kürt kökenli olması (annesi va babası da Kürttür) ve filmlerinde de
elinden geldiğince ve yasaları zorlayarak Kürtlük duygusunu ve Kürtler’in içinde bulunduğu
dramı işlemesidir. Örneğin 1978 yapımı Sürü filmi başlı başına bir Kürt filmidir. Ünlü
Fransız gazeteci ve Kürt ve Ortadoğu uzmanı Chris Kutschera’nın Güney’le ölümünden
kısa bir sure once yaptığı ve The Middle East (Ortadoğu) adlı derginin Ocak 1983
sayısında yayınlanan röportajda, bizzat Güney’in kendisi Sürü filminin bir Kürt filmi
olduğunu ama yasal nedenlerden dolayı filmi Türkçe çekmek zorunda kaldıklarını ifade
etmektedir.

Yol filmine Diyarbakır garındaki sahnede “Kürdistan” yazısını, cezaevinden kaçtıktan sonra
yurtdışına çıkar çıkmaz Güney bizzat kendisi eklemiştir. Kürtlük onun filmlerinde genel
olarak konu ve müzik aracılığıyla kimi zaman da “Kürdistan” yazısı biçiminde yansımıştır.
Yol filminin ana karekterinin çoğunluğu Kürt’tür. Bir yönetmeni değerlendirirken ‘sınıfsal
bakış açısı’ adına onun Kürt yanını es geçmek doğru bir tutum değildir, böyle yaparak
okuyucunun gönlünü okşamış olabilirsinizö ama bilimsel açıdan olguları çarpıtmış ya da
veya en iyimser ifadeyle eksik yansıtmış olursunuz.

Kaldi ki Güney'i sırf sınıfsal açıdan devrimci yönleriyle işlemek, onu öyle görmek ve
görmek istemek bu büyük yönetmenin Kürt yanını görmemeyi gerektirmez. Güney kim ne
kadar inkar ederse etsin, hem bir Kürt hem de bir devrimcidir ve filmlerinde de bu iki
kimliğini her zaman yansıtmıştır. Ayrıca Yılmaz Güney’in Paris’te kurulan Kürt Enstitüsü’
nün kurucu üyelerinden olduğunu hatırlatmak isterım bu noktada.

1968 yapımı
Seyithan filmi bir Kürd'ün acıklı aşkının öyküsüdür ama aynı zamanda,
toplumsal anlamda ağalık eleştirisidir de. 1974 yapımı ve çekimleri sırasında Güney’in
tutuklandığı
Endişe filminde de Kürt gerçekliği gün gibi ortadadır. Filmin etrafında döndüğü
Cevher karekteri Kürttür. Film Adana’da Kürt pamuk işçilerinin dramının yanı sıra Kürd’ün
baş belası kan davası olgusunu da ele almaktadır. Ama nedense özellikle ‘sosyalist’
geçinen bazı film eleştirmenleri ya da Yılmaz Güney uzmanları bu gerçeklikleri hep es
geçmekteler. Cilalı sol ve devrimci yorumlar yapıp Güney'in Kürt yönünü unutturmanın  
birer figüranı oluveriyorlar. Güney'in son filmi
Duvar’da bile Kürtlük ve
Kürdistan'a göndermeler vardır. Kürt yönetmen Jalal Jonroy’un verdiği
bilgiye gore filmin orijinalinde bir tutuklu cezaevi duvarına
"Biji Kürdistan!" yazmaktadır, ama bu bölüm malum çevreler tarafından
filmden çıkarılmıştır. Çok büyük bir ihtimalle filmin orijinali İngiltere'deki
BFİ (British Film İnstitute-Ingilız Film Enstitüsü) kütüphanesinde
mevcuttur.

Yılmaz Güney sineması üzerine çok yazıldı çizildi ama onun ve filmlerinin Kürt yanı genel
anlamıyla es geçildi. Bu anlamda Güney’in ve filmlerinin hala incelenmesi gereken çok
yönü vardır.


Devrim Kilic'in tüm yazilari:

1-Kültürel onyargilarin elestirisi ve sevginin kutsanmasi
2-Carpici bir belgesel: Can Baz
3-Kürt film festivalleri
4- Si u Ba: Ruya mi gercektir gercek mi ruya?
5- Türk sinemasind Kurtler
6- Kürt filmini nasil tanimlamali?
7- Yılmaz Güney'in Kürtlüğü
8- Kürt sineması ve Bahman Ghobadi
9- Dünyalar Arasında
Google

Makaleler

Çarpici bir belgesel
örnegi; Can Baz

Yılmaz Güney'in Kürtlüğü

Özgürlesme sorunu ve
sinema

Dersim 38

David ve Leyla:
Kültürel önyargilarin
elestirisi

Gölgenin sesi: Si u Ba

David ve Leyla

Si u Ba (Gölge ve
Rüzgar)

Kürt düsmanligi üzerine
bir film

Nergisler Açmali

Ilk feminist Kürt filmi

Ilk Kürt filmi Zere

Türk Sinemasi'nda
Kürtler

Yilmaz Güney'le röportaj

Yusuf Yesilöz ile röportaj

Kürtlerin acilari
beyazperdede

Kürt sinemasi gelisiyor

Kürt Sinemasi ve
Bahman Ghobadi

Kürt filmini nasil
tanimlamali?

Dünyalar arasında

Gül-i Zare