Ararat’ın eteklerinde ‘Berf’ filmi *

KurdishCinema / 7 Kasım 2009                               

Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde, “yıllardır bölgede
süren savaşın, şiddetin ve karmaşanın savaşla
ilgisi olmayan halk üzerindeki etkilerinin
anlatıldığı” ‘Berf’ (Kar) adlı Kürtçe bir filmin çekimi
gerçekleştirildi.

Doğubeyazıt’ın Gültepe köyünde 29 Eylül –
6 Ekim tarihleri arasında 8 günlük bir zaman
diliminde çekimleri yapılan filmle ilgili olarak,
filmin Yürütücü Yapımcısı Boğaziçi Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Araştırma Görevlisi Aslı Erdem, AKnews’in
sorularını cevaplandırdı.

* Doğubeyazıt’ta sessiz sedasız ve sanırım çok güzel bir film çektiniz, filmin adını ve dilini
öğrenebilir miyim?

- Filmin adı ‘Berf’, yani Türkçedeki adıyla Kar olacak. Kar, Erol Mintaş’ın “Anne-Oğul Üçlemesi”
adını verdiği üçlemenin ikinci kısa filmidir. İlk film Butimar gibi, bu filmin de dili Kürtçe’dir. Ayrıca
yönetmenimiz dilin doğal olması için tamamen oradaki halkla çalıştı. Oyuncu kadrosu
Doğubayazıt ve köylerinden seçildi.   

* Çekimleri nerelerde, hangi ortamlarda gerçekleştirdiniz?

- Filmin çekimlerini Doğubeyazıt, Gültepe köyünde gerçekleştirdik. İç ve dış mekânların hepsini
bu köy ve civarında yaptık. Filmde adeta bir oyuncu gibi yer alan Ağrı Dağı’nın etekleri de çekim
yaptığımız diğer bir mekândı. Hava koşullarının Doğubeyazıt’ta bulunduğumuz süre boyunca
oldukça elverişli olması işimizi büyük ölçüde kolaylaştırdı. Programı aksatmadan çalışabildik.
Bunun dışında sadece bir sahneyi şehir içinde, çarşıdaki bir kahvede çektik.  

* Nasıl bir konu seçtiniz?

- Sanem (75), oğlu Ahmet ve torunu Zin ile birlikte Ağrı’nın küçük bir köyünde yaşamaktadır. Bir
gün Ahmet şehirden dönerken bir haber getirir. Bütün köylüler onu beklemektedirler. Ahmet’in
getirdiği haberle Sanem sonu gelmez bir yasın içine düşer. Bu bir ölüm haberidir; ölen oğlu
Zeki’dir. Sanem Zeki’nin duvardaki resmini, televizyon ve radyonun üzerini örter, dış dünyaya
açılan bütün kapıları kapatır. Sanem bu yasın ağırlığıyla yatağa düşer, sayıklamaya başlar;
sayıklarken durmadan “Bir avuç KAR” deyip durur. Mevsim sonbahardır; kar geldi gelecek…
Annesinin bu haline dayanamayan Ahmet atını hazırlar ve uzaktaki karlı dağlara (Ağrı Dağı)
doğru kar almak üzere gider. O sırada bir askeri operasyon vardır. Ahmet de bu operasyonda
‘yanlışlıkla’ vurulur…

* Çok çarpıcı bir konu…

- Evet, bu filmle savaşın, şiddetin ve karmaşanın savaşla ilgisi olmayan halk üzerindeki
etkilerini daha doğrusu yıkımlarını ve zararlarını göz önüne sermeyi amaçladık. Çeşitli film ve
dizilerde, negatif bir şekilde Kürt insanıyla birlikte anılmaya başlanan töre, kan davası gibi
konulardan ziyade bu topraklardaki acıyı anlatan, toplumsal barış mesajı veren bir hikâye bu.
Samimi oluşuyla Türkiye’nin hem doğusuna hem de batısına ulaşacak bir hikâye anlatmak
istedik.  


























* Filmin süresi ne kadar?

- Filmin 20 dakika olmasını planlıyoruz.  


* Çekim sırasında yaşadığınız zorluklar oldu mu?

- Her sette yaşandığı gibi bizim de çekim sırasında yaşadığımız zorluklar oldu elbette. Özellikle
de tanımadığımız bir şehirde çekim yapmak bazı lojistik ve maddi sıkıntılar açısından ilk başta
gözümüzü korkutuyordu. Bu noktada belirtmek gerekiyor ki Doğubeyazıt Belediyesi’nin desteği
olmasaydı bu film gerçekleşemezdi. Belediye çok temel ihtiyaçlarımız konusunda bize yardımcı
oldu. Bunun dışında görüntü yönetmenimizin yabancı oluşu dil açısından bazı zorluklar yaşattı
ekibe, fakat üstesinden gelebildik. İletişim kurmak belki normale göre biraz daha fazla vakit
alıyordu sadece. Yönetmenimiz ve görüntü yönetmenimiz çekimlerden önce çoğu şeyi
planladıkları için, sette planlananları yapmak için birlikte hareket etmek çok zor olmadı. Ufak
tefek sorunları saymazsak her şey yolunda gitti diyebilirim.  

* Filmin çekimleri tamamlandı, şimdi ne yapmayı planlıyorsunuz?

- Yurt içi ve yurt dışı film festivallerine katılmak için başvuracağız.
Filmin birçok kişiye ulaşmasını istiyoruz ve bunun için çalışacağız.
Bu filmden sonra da Anne-Oğul Üçlemesi’nin 3’üncü filmi olan
‘Bahar’ filminin hazırlıklarına başlayacağız.

Aslı Erdem Kimdir?

25 yaşında olan Aslı Erdem, Sabancı Üniversitesi Kültürel
Çalışmalar bölümünden mezun olduktan sonra Boğaziçi
Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde
yüksek lisansını tamamladı. Halen Boğaziçi Üniversitesi’nde
araştırma görevlisi olarak çalışıyor. Yönetmen Erol Mintaş ile
Temmuz ayında çekimleri İstanbul’da tamamlanan’ Esma’ kısa
filminde tanışıp birlikte çalışmaya başladılar. Görev aldığı ikinci
sinema filmi olan ‘Berf’te (Kar) de yürütücü yapımcı olarak çalıştı.

‘Berf’ filminin kimliği;

Senaryo & Yönetmen: Erol Mintaş
Yürütücü Yapımcı: Aslı Erdem
Görüntü Yönetmeni: George Chiper
Sanat Yönetmeni: Metin Çelik
1. Reji Asistanı: Veysel Çelik
Görüntü Asistanı: Fırat Yeğen
Kamera Asistanı: Hakan Aydın
Sanat Asistanı: Tamer Güner
Ses: İsmail Hakkı  Hafız
Işık: Müjdat Yücel


*kaynak:  AkNews.com.tr
Yorum ve Röportajlar

Bêzar ve Alataş: Min Dît
ile gerçekleri anlattık

“Gitmek” ve Türk kızı
Kürt oğlana aşık olursa:
Hakim ulus kadınlık
rolünü asla kabul
benimsemez / Müjde
Arslan *

Dizi dizi şovenizm /
Ömer Leventoğlu

Hollywood'a karşı
alternatif sinema /
Özlem Galip

Bahoz - Bir kuşağı
anlamak / Ewrehmun
Baydemir

Bahoz/Fırtına Üzerine /
İsmail Beşikçi

Mansur Tural ile ‘Orası
Soğuk' filmi üzerine
söyleşi

Kürlerle Türk Sineması
/ Müjde Arslan

Bahman Ghobadi ve
Sisin Metafizik
Sineması / Kamuran
Çakır

Kürt sineması için ortak
bir strateji arayışı

“Pars - Narkoterör”ün
Kürtçe Dil Politikası /
Omer F. Kurhan

Bir hatırlama çabası: 38
Belgeseli üzerine

“Kürt sineması
estetikten ödün
vermemeli” / Medet
Dilek'le röportaj

Kürtlerin haklı davası
için...

2007’de Kürt Sineması
/  
Devrim Kılıç

"Kürt Sineması
gelişmeye açık"

'Trajedilerin hepsi
senaryo oldu’

Bertrand Blier den
sinema dersleri

1. Paris Kürt Film
Festivali başarılı geçti

Yeni bir film " Phêti " /
Caner Canerik

Kağıtçılar:  “Doza we,
dozame ye“ / Medet
Dilek

Belçim Bilgin'le
röportaj: Kürt değerleri
ile büyüdüm

Dol: Güzel bir konunun
kötü anlatımı

Nazmi Kırık sınırları
aşıyor

Bir gün şehre bir film
gelir

Jalal Jonroy: 'Kürtler'in
sinemaya ihtiyacı var'

Genç yönetmen Buket
Aydın’dan iddialı bir
belgesel : İnsan-i Kamil

Gerçekliğin karanlık şiiri

Kürdistan artık çok
‘yakın’

Bir sürgün sineması
olarak Kürt Sineması:
Kendini
sesini görmek

Belgesel-kuşku ilişkisi

Öfkeli ve özgür
yönetmenler

Nasıl bir sinema?

Sarhoş Atlar Zamanı
filminin dramatik
çözümlemesi

Caner Canerik'ten
çarpıcı bir belgesel:
Was

Yangında filizlenen
çiçek

Ünlü İtalyan yönetmen
Passolini

Kürdistani bir sinema
yaratmamız gerekiyor

Takeshi Kitano'dan
yönetmenlik dersleri

Sessizlik kelimelerden
daha fazlasını anlatır

Ghobadi'nin Altın Lale
yolculuğu

Diyarbakır'da Kürt Film
Festivali

Çarpici bir belgesel
örnegi; Can Baz

Yılmaz Güney'in
Kürtlüğü

Özgürlesme sorunu ve
sinema

Dersim 38

David ve Leyla:
Kültürel önyargilarin
elestirisi

Gölgenin sesi: Si u Ba

David ve Leyla

Si u Ba (Gölge ve
Rüzgar)

Kürt düsmanligi üzerine
bir film

Nergisler Açmali

İlk Kürt filmi Zere

Türk Sinemasi'nda
Kürtler

Yilmaz Güney'le röportaj

Yusuf Yesilöz ile
röportaj

Makale Arşivi  >>>