Bahman Ghobadi: Kameramı kırsalar da film çekeceğim

KurdishCinema.com  - 18 Nisan 2007

Aydın Orak - Çetin Altun / İstanbul - ANF

    Son filmi ‘Nive Heyve/Yarım Ay’ ile İstanbul’da ödül
    alan ünlü Kürt yönetmen Bahman Ghobadi, İran’
    da sessiz bir film çekmek istediğini söyledi.
    Sansür ve yasaklamalarla başı dertte olan
    Ghobadi, ‘’yasaklansam da, kameramı kırsalar da
    bu filmi çekeceğim’’ diyor.

    Geçtiğimiz yıl San Sebastian Uluslararası Film
    Festivali’nde Altın İstiridye ödülü alan 'Nivê Heyvê’
    İstanbul’da izleyicilerin beğenisini topladı. İstanbul’
    da olmaktan memnun olduğunu söyleyen
Ghobadi, İran’da filmlerinin yasaklanması ve sansürden rahatsız. 'Nivê Heyvê’nin İran Kürt
Bakanlığı tarafından 17 dakika sansürlediğini anlatan Ghobadi yeni filmi hakkında da bilgi
verdi. Ghobadi, ‘’sessiz bir film çekmek istiyorum. Hiç söz olmayacak. Farklı ve ilginç bir film
olacak. İran’da yasaklansam da, kameramı kırsalar da filmimi çekeceğim’’ diyor. Ghobadi
sorularımızı yanıtladı

- Nîvê Heyvê filminizdeki “Mamo” karekteri Kürt halkı için bir mektup okuyor. Bu bir özlem mi?
İşgale karşı duruş mu? Mozart’a benzetiyorsunuz Mamo’yu, Kürtlerin Mozart’ı kim sizce?

- Ben Mozart’ı bir kişi olarak görmüyorum. Mozart bir ruhtur. Birçok kişinin içinde aynı zamanda
olabilecek bir ruh. Bu filmimde şunu göstermek istiyorum; bütün insanların içinde bir Mozart
olabilir. Eğer özgürlük, yasak, sansür olmasa sadece Kürdistan da değil her yerde binlerce
Mozart çıkabilir. Bu şartlar var olursa… Kültür ve sanata önem vermemiz gerekiyor. Tüm
enerjimizi politikaya vermememiz gerekir. Filmim de Kürdistan’da olan şeylerdir. Bir realitedir.
Mamo gibi bir Kürt sanata ilgisi olan bir tip, batıda da algılanmasını istiyorum. Şunu da
belirteyim ki, Kürtlerin mutsuzluğu batıdan kaynaklanıyor.

- “Yarım Ay” filminizin ilk gösteriminden sonraki duygularınız…

- Bir kere bu İstanbul Film Festivali dünyaca bir rol üstleniyor. Çok iyi bir festival. Buranın
seyircileri çok kültürlü seyircilerdir, iyi seyircilerdir. Her İstanbul’a gelişimde çok seviniyorum.
Türkiye’deki seyirciler entelektüeldir. İyi bir vakit geçiriyorum. Zamanım güzel geçiyor. Sanat,
sinema ve kültür hepsi çok iyi burada.

- Türkiye ve İran arasında nasıl bir demokrasi farkı var sizce? İran’da filminiz yasaklandı, fakat
Türkiye’de gösterildi…

- Benim için fark etmiyor, her ikisi de aynılar. Her ikisinde de
problemler var. Burada Türkler ne kadar hakka sahiplerse
Kürtler de o kadar hakka sahip olmalılar. Türkler birinci sınıf,
Kürtler ikinci sınıf olmamalılar. İran’da Farslar birinci sınıf,
Kürtler ise ikinci… Ben filmimle hakkımı alıp, bir İranlı Kürt
olarak, aynı sınıf ve derecede olmak istiyorum. Türkiye’deki
Kürtlerde öyleler. Türkiye gözünü açmalı, artık 2007 yılındayız
dünya değişiyor. Artık yasak ve sansür kalmadı. Öyle olursa
her zaman savaşlar olur. Farklı yollara başvurmuş oluruz.
Fakat bu diyalog, kültür ve sanatla çözülebilir.

- Sarhoş Atlar Zamanı, Kaplumbağalar da Uçar ve Yarım Ay…
Her üç filminiz de sınırlarda geçiyor. Sınırları konu almanızın
özel bir nedeni var mı?

- Sınırlarla sorunum var. Avrupa’da her yeri sınırsız geziyorum.
Fakat Kürdistan’a gittiğimde sınırlar çıkıyor karşıma. Sınırların
ortadan kalmasını istiyorum. Fars, Türk, Arap, Kürt sınırsız birlik olmalarını istiyorum. Irak veya
Türkiye Kürtlerinin zorluk çekmelerini istemiyorum. Herkes dili ve kültürüyle yaşasa ne olacak?
Eğer böyle olursa hiçbir problem kalmaz. Kürtler arasında sınır kalmasını istemiyorum.

- Film öncesi filmin sansürlendiğini söylediniz. “Yarım Ay”daki sansür neydi?

- Yedi dakika otomatik sansür oldu, on dakika Kültür Bakanı’nın hatırına… Yani
yasaklanmaması için arkadaşlarımın önerisi üzerine özellikle kadınları erbane çaldığı sahneyi
kestim. Ama ona rağmen yasaklandı. Toplam 17 dakika sansürlenmiş oldu. Fakat çıkacak
olan DVD’de sansürsüz olacak. Bana filminde ‘İran’ı parçalamak istiyorsun’ diyorlar. Ben
parçalamak istemiyorum. İranlı olduğum için gururluyum. Kürt olduğum için de mutlu ve
gururluyum.

- Filminizde “Mamo” karakteri hep yasaklamalarla karşı karşıya kalıyor. Acaba Bahman Qobadî
yasakların filmini mi yapıyor?

- Mamo’nun öyküsü benim öykümdür. Bir Kürt sanatçısının öyküsüdür. Mamo, bir oyuncunun,
yönetmenin, şarkıcının, tiyatrocunun ve kısacası tüm yasaklanmış sanatçıların öyküsüdür.
Hepsi de kültür ve sanat için…

- Sevenleriniz sağlığınızı merak ediyor, geçenlerde acilen hastaneye kaldırıldınız. Şimdi
durumunuz nasıl?

- Sdney’de gerçekleşen bir festivale katılmıştım. Birden baş ağrısı başladı ve beni acil
hastaneye kaldırdılar. Dört gün hastanede kaldım. Şimdi iyiyim. Fakat hala stres vs var, çünkü
İran’da film çekmemi engelliyorlar.

- Yeni projeniz nedir?

- İki yıl sonra Türkiye’de bir film çekmek istiyorum. Tabi devlet yardım ederse. Oyuncularımın
hepsi Kürt ve Türk olacak. Diyarbakır’da çekmek istiyorum. Ayrıca İran’da sözsüz yani sessiz
bir film çekmek istiyorum. Hiç söz olmayacak. Çok farklı ve ilginç bir film olacak. İran’da
yasaklansam da gidip o filmi çekeceğim. Benim için önemli değil, kameramı kırsalar da
filmimi çekeceğim.

kaynak: Fırat Haber Ajansı

* Copyright: KurdishCinema.com - Sitemizde yayınlanan haber ve yorumlar kaynak belirtilmek
şartıyla kullanılabilir.
Ziyaretçi Defteri

Kürt sineması ve
sitemizle ilgili görüş
ve önerilerinizi  
Ziyaretçi Defteri'ne
yazabilirsiniz!
KurdishCinema