KurdishCinema

Kürt yönetmen Hiner Saleem ile röportaj

Sessizlik kelimelerden daha fazlasını anlatır*

Filminizin adı neden DOL?

Biz Kürtler için müzik bir yasam elementidir, ölümde
olduğu kadar doğumda da gerekli bir gıda gibidir.
Dol, Kürtçe’de “Tambur” anlamına gelir, ancak diğer
bir anlamı daha vardır: “Vadi”. Dol aynı zamanda
dağlık bir bölgenin müzikal hayatını da isaret
etmektedir.

DOL’de Türkiye’nin politik sistemine sert bir elestiri
getiriyorsunuz. Bu fikre nereden ulastınız?

Türkiye’de Kemalizm adlı resmi bir devlet ideolojisi
bulunuyor. Bu ideolojiye göre ülkede tek ulus, tek dil
ve dinin varlığına izin var. Türkiye Cumhuriyeti’nin
kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün batılı yasam
tarzına yönelmesine rağmen, o ülkenin çok kültürlü
ve çok ulusluluğunu yasaklamıstır. Bu nedenle
günümüze kadar Kürtler ve Türk Devleti arasında
çatısmalar olmustur. 20 yıldan fazla bir süredir Türk
askeri ve Kürt halkı arasında varolan bu “kirli savas”
dünya kamuoyuna yeterince dikkate alınmadı. Ben
Türkiye’deki Kürt halkını iyi tanıyorum ve Kemalizm’in
temel prensipleri hakkında da biraz bilgim var.
Kuzey Kürdistan’a (Güneydoğu Anadolu) ilk
gittiğimde dağların tepelerinde ve sehirlerde “Ne mutlu Türküm diyene” yazılarını kendi
gözlerimle gördüğümde çok gülmüstüm, ama gözyaslarıyla karısık bir gülmeydi bu..
Kendi gözlerimle gördüğüm seye inanamadım, kendi insanlarının diğerlerinden daha iyi
olduğunu açık bir sekilde ifade eden devlet diğer insanlarla da Kürtleri kastediliyor. Bu,
yazıların Diyarbakır ve diğer Kürt sehirlerinde neden her yerde asılı olduğunu da açıklıyor.
İnsanlık için önemli bir ayıp olduğunu düsündüğüm bu durum aynı zamanda trajik bir komedi
bana göre. Benzer zihniyetlerin dünyada 50’li yıllardan beri artık var olmadığı düsünürsek, bu
hem Kürtler, hem Türk devleti için acı, görsel bir gerçektir. Bir devletin üçüncü bin yılda böyle
temel fikirlere nasıl bağlı olduğunu anlayamıyorum. Senaryo sürekli aklımdan çıkaramadığım
bu düsüncelerden meydana geldi.

Filminizi Irak’ın kuzeyinde çektiniz. Çekim sırasında zorluklar yasandı mı?

    Kürdistan Irak değil. Bu nedenle de Irak’ın geri
    kalanındaki güvenlik problemleri Kürdistan’da yok.
    Orası kendini yeniden kurmaya çalısan huzurlu bir
    ülke. Bu Kürdistan’da film çekme, yazma, yaratma
    özgürlüğünüz var. Bölge yönetimi de bizi finansal
    ve teknik açıdan oldukça destekledi. Aslında DOL’
    ün bulunduğu coğrafya itibarıyla “Bermuda Seytan
    Üçgeni”nden farksız olduğu da söylenebilir.
    Dekorumuz gerçek bir köydü, vardığımızda önce
    bir Türk bayrağı insa ettik ve gün doğumuyla
    birlikte sete doğru yürüyüp dağları gözlemledim.
Ancak kendi bayrağımızın orda olmadığını gördüm. Köylüler geceleyin insa ettiğimiz Türk
bayrağını bozunca ertesi gün onları sadece film dekoru olduğu konusunda ikna etmeyi
basardım. Çekimlerin sonunda ise hediye olarak aynı noktaya bir Kürt bayrağı koyduk.
Kürdistan’da çekim yapmanın teknik ve eğitim nedenlerinden dolayı bazı zorlukları var. Bu
nedenle Avrupa’dan ekiple birlikte
geldik.

Dol’de Andreas Sinanos’la birlikte çalıstınız. Bu ortak çalısma nasıl gerçeklesti?

Andreas benim iyi bir arkadasım ve Dol onunla
yaptığım dördüncü filmim oldu. Andreas’ı
tanımadan önce müthis yönetmen Theodoros
Angelopoulos için yaptığı isleri biliyordum. Ortak
çalısmamız filmde de bir harmoni yarattı.

DOL az diyaloglu bir film. Bu sizin film dilinizin bir
özelliği mi?

Evet bu benim dilimin tipik bir özelliği. Daha çok
resimlerin konusmasını istiyorum. Bazen sessizlik
sözlerden daha fazlasını ifade edebiliyor. İlk filmimin dışında genel olarak filmlerimin hep az
diyalogları var. Mesela bir filmimin tümünde yalnızca dört bes cümle var.

Bu günlerde Kürt sineması daha sık duyulmaya basladı. Buna ne diyorsunuz?

Kürt sineması günesin ve baharın yönüne doğru gitmeye çabalıyor. Sadece benim için değil
tüm diğer Kürt film yapımcıları ve yönetmenler için bu alanda çalısmak önemli. Kürdistan’ın
hakim olduğu yönetimlerde sinemaya ve genel olarak Kürt kültürünün gelisimine izin
vermediklerinden Kürt Sineması’nın gelisimi de geride kalmıstır. Kürt toplumunun eski fikirleri
de süphesiz önemli bir negatif rol oynuyor. Örneğin kadınlar hala doğal olarak filmlerde rol
alamıyorlar. Ama yine de Kürt Sineması’nın her geçen gün daha önemli hale gelmesine
seviniyorum.

* Dol filmi basın bülteninden
http://www.dol-der-film.de/
Ziyaretçi Defteri

Kürt sineması ve
sitemizle ilgili görüş
ve önerilerinizi  
Ziyaretçi Defteri'ne
yazabilirsiniz!