KurdishCinema

    What is on?

David & Layla released
in USA from 20th of July
2007

5th London Kurdish
Film Festival

Kürt sineması için ortak bir strateji arayışı

KurdishCinema.com - 21 Nisan 2008

Ali Güler

Sinema dünyasına yeni giriş yapmasına ve şimdiden ciddi
ürünler vermesine rağmen Kürt sineması ciddi sorunları
da içinde barındırıyor. Bu durumun aşılabilmesi için Kürt
sinemcılar adres olarak Güney Kürdistan hükümetini ve
Kürt kurumlarını gösteriyor. Sinemacılar, "Bir Kürt sinema
stratejisi kurulmalıdır" görüşünü savunuyorlar.

Emeklenen Kürt sineması örgütsüz, dağınık ve bireysel
çabalarla yaşatılmaya çalışılıyor. Bu tökezleme durumuna
son verilmesi için Kürt sinemacıları "Merkezi bir strateji oluşturma" fikrini tartışmaya açtı. Aslında
dünya sinema tarihine bakılacak olursa, Kürt sinemasının gelişmesi için bu fikrin kaçınılmaz
olduğu ve acil olarak hayatta geçirilmesi için girişimlerin başlatılması gerekiyor…

Bu önerinin bir an önce hayat bulmasının gerektiğini belirten Kürt sinemacılar, görüşlerini
ANF'ye anlattılar. Yapımcı Mehmet Aktaş," Kürt sinemasının stratejisi oluşmalıdır" derken,
Yönetmen Behmen Qobadi de, Kürdistan hükümetini eleştirerek, sinema solanların yapılması
gerektiğini söylüyor. Yönetmen Ravin Asif da, Kürt sinemasının Latin Amerika'yı örnek alması
gerektiğini vurguluyor. Oyuncu Nazmi Kırık ise ''Güney Kürdistan veya Diyarbakır'da bir merkez
kurulmalıdır" diyor.

‘Filmlerimi önce Kürtler'in izlemesini istiyorum'

Ödüllü yönetmen Behmen Qobadi, dünya da,
bağımsız sinemanın bir sancı içerisinde
olduğunu bu durumun ister istemez Kürt
sinemasını da, etkilediğini söylüyor. Bu
sorunların aşılabilmesi için Kürdistan
Hükümeti ve Kürt kurumlarına çağrı yapan
Qobadi şöyle dedi: Gençlere olanak sunulmalı,
sinema eğitimin verilmesi için zemin
hazırlanmalı. Ve bir Kürt sinema merkezi
kurulmalıdır. Bir sistem oluşmalıdır. Şu anda
Güney Kürdistan'da böyle bir ortam var."

Kürdistan hükümetinin yetersiz de olsa
sinemaya önem verdiğini anlatan Qobadi,
"Kürt hükümeti sinemaya destek sunuyor. Yılda ortalama 5 filme fon desteği yapıyor. Ancak
bunun 4'ü yanlış, biri doğru adrese gidiyor. Bunun önüne geçilmeli. O paralarla çok ciddi filmler
yapılabilir" diyerek, Güney Kürdistan Kültür Bakanlığı'na yönelik eleştirilerde bulundu.

Behmen Qobadi, gerek Güney Kürdistan gerek ise Doğu Kürdistan'da sinema salonlarının
olmadığını hatırlatarak, "Ben bir Kürt yönetmen olarak yaptığım filmi ilk önce Kürtlerin izlemesini
istiyorum. Ama sinema salonunun olmadığı için yaptığımız filmler halk tarafından izlenmiyor. Bu
eksikliğin giderilmesi lazım ve halkın daha çok film izlemesi için Güney Kürdistan'da sinema
salonların yapılması gerekiyor. Kürt sineması ancak böyle gelişir" önerisinde bulunuyor.

Kürt sinemasında pazar sorunu

Mitos Film Şirketi'nin sahibi yapımcı Mehmet Aktaş göre ise Kürt
sinemasının en büyük sorunu ulusal bir pazarın olmaması.
Yapılan Kürt filmlerin festivaller için yapıldığının altını çizen Aktaş,
"Devlet desteği olmayan Kürt sinemasının yolunun bulması
oldukça zor" diyor.

"Güney Kürdistan'da sinema salonları açılmalıdır" diyen
Qobadi'ye destek veren Aktaş, "Bu yıla kadar niye beceremediler
kimse bunun hesabını vermiyor. Yer, para ve film olmak üzere
birçok olanak var. Yapılacak tek şey ise bir dağıtım ağı kurarak, sinemaların altyapısını
oluşturmaktır" şeklinde konuşuyor.

"Kürdistan'ın dört parçasında yönetmenler var, oyuncular var, senaryo için hikaye var. Tek sorun
ciddi bir sinema stratejisinin oluşturulmasıdır" görüşünü öne süren Aktaş, "Güney'de yanlış
olsada sinemaya para yatırılıyor. Ama Kuzey Kürdistan'da sinema ile ilgilenen ve bu ütopyaya
inanan insanlar çok ciddi para sıkıntısı çekiyorlar. Bana göre, Kürt kurumların olduğu yerde, bir
sinema stratejisinin oluşturması gerekiyor" çağrısında bulunuyor.

Sinema enstitüsü önerisi

Yönetmen Ravin Asaf ise son yıllarda
Kürt sinemasındaki gelişme olduğunu
belirterek şöyle dedi: "Ancak bu örgütsüz
ve dağınık bir gelişim var. Bireysel
çabalarla ilerliyor. Bunun giderilmesi
için merkezi bir sistemin kurulması şart.
Güney Kürdistan hükümeti artık bir Kürt
sinema Enstitüsü kurması lazım."
Kürtlerin kendilerine Latin Amerika'daki
ilk yıllarda çıkan sinemaya bakış açısını
essas alması gerektiğini kaydeden Asaf,
"Biz Latin Amerika ve Meksika'da ilk
sinemanın çıktığı dönemi örnek alalım.
Meksika'da hükümet yetkilileri ve askeri
yetkililer bire bir sinemayla ilgilendiler ve destek sundular. Ama bunu denetim altına almadılar.
Biz de, bu olmalıdır.''

Asaf, Kürdistan hükümeti sinema yapmak istediğini ancak bunu beceremediğini belirterek,
şunları söyledi: "Bu bocalamayı bırakmalı. Artık peşmerge, gerilla ve acıları anlatacak filmlerden
öteye aşk, sevgi ve hayatta dair birçok farklı filmler de yapmalıyız."

‘Gelişme var ama yeterli değil'

Oyuncu Nazmi Kırık ise son yıllarda Kürt sinemasınında bir
gelişimin olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını söylüyor.
Bu gelişmenin sevindirici olduğunun altını çizen Kırık,
"Örneğin dünyanın birçok kentinde peş peşe yapılan Kürt film
festivalieri bunu kanıtlıyor" diyor.

Birçok Kürt genci sinemaya ilgi duyduğunu belirten Kırık,
"Bunların sayısı oldukça da, fazla. Ve olumlu gelişme. Bununla
birlikte yapımcılar da çoğalıyor. Kürt sineması sanatsal bir
alanda ilerliyor. Bizim ilgimizi de, çeken bu yandır" diye
konuşuyor.

Kürdistan hükümeti ve siyasi Kürt örgütlerin sinemaya
destek vermesi gerektiğinin altını çizen Nazmi Kırık devamla
şöyle dedi: ''Bütün kurumlar, Kürt sinamasının gelişimi için
olanak sağlamalıdır. Biz Kürtler, bunu çok iyi anlamalıyız:
Dünyaya, sorunuzu ancak sinemayla daha iyi anlatırız."

Kürt sinemasının gelişimi için "Merkezi bir strateji oluşturma"
fikrine katılan Kırık, "Güney olur, Diyarbakır olur veya başka bir yer olur fark etmez. Ama önemli
olan Kürt sinemasının orgnize edileceği bir mekan ve oluşumun olmasıdır. Kürt sinemasında
ortak bir ruh yakalanmalıdır. Ve bunun zamanı gelmiştir" diyor.

kaynak: Fırat Haber Ajansı

Kürt sineması için ortak
bir strateji arayışı

“Pars - Narkoterör”ün
Kürtçe Dil Politikası

Bir hatırlama çabası: 38
Belgeseli üzerine

“Kürt sineması estetikten
ödün vermemeli”

Kürtlerin haklı davası
için...

2007’de Kürt Sineması /  
Devrim Kılıç

"Kürt Sineması
gelişmeye açık"

"Kürt sinemacıları
cesaretlendiriyoruz"

Kürdistan artık çok ‘yakın’

'Trajedilerin hepsi
senaryo oldu’

1. Paris Kürt Film
Festivali başarılı geçti

Yeni bir film " Phêti " /
Caner Canerik

Kağıtçılar:  “Doza we,
dozame ye“ /
Medet Dilek

Kürt değerleri ile
büyüdüm

Dol: Güzel bir konunun
kötü anlatımı

Nazmi Kırık sınırları
aşıyor

Bir gün şehre bir film gelir

Jalal Jonroy: 'Kürtler'in
sinemaya ihtiyacı var'

Genç yönetmen Buket
Aydın’dan iddialı bir
belgesel : İnsan-i Kamil

Gerçekliğin karanlık şiiri

Bir sürgün sineması
olarak Kürt Sineması:
Kendini sesini
görmek

Belgesel-kuşku ilişkisi

Gönül Yarası: 'Son
Mohikan’dan 'Gece
Bekçisi’ne, ya da ‘Genç
Kız ve Ölüm’ü Beklerken

Öfkeli ve özgür
yönetmenler

Nasıl bir sinema?

Sarhoş Atlar Zamanı
filminin dramatik
çözümlemesi

Caner Canerik'ten çarpıcı
bir belgesel: Was

Bir yaraya parmak
basmak istedim

Yangında filizlenen çiçek

Ünlü İtalyan yönetmen
Passolini

Kameramı kırsalarda
film çekeceğim

Kürdistani bir sinema
yaratmamız gerekiyor

Sessizlik kelimelerden
daha fazlasını anlatır

Ghobadi'nin Altın Lale
yolculuğu

Diyarbakır'da Kürt Film
Festivali

Çarpici bir belgesel
örnegi; Can Baz

Yılmaz Güney'in Kürtlüğü

Özgürlesme sorunu ve
sinema

Dersim 38

David ve Leyla:
Kültürel önyargilarin
elestirisi

Gölgenin sesi: Si u Ba

David ve Leyla

Si u Ba (Gölge ve Rüzgar)

Kürt düsmanligi üzerine
bir film

Nergisler Açmali

İlk Kürt filmi Zere

Türk Sinemasi'nda
Kürtler

Yilmaz Güney'le röportaj

Yusuf Yesilöz ile röportaj

Makale Arşivi  >>>
Makaleler