‘Min Dît’ JİTEM’i gösterdi Portakal karıştı

KurdishCinema / 17 Ekim 2009                               

Antalya’da 10 Ekim’den beri devam eden ve 16
uzun metraj filmin büyük ödül için yarıştığı 46.
Uluslararası Antalya Altın Portakal Film
Festivali’ne Kürt yönetmen Miraz Bêzar’ın
‘Min Dit’i damgasını vurdu. JİTEM ve
Kontrgerillaya işaret eden filmin gösteriminin
ardından olaylar çıktı.

Kürt sorununun çözümsüzlüğü itilmesi sonucu
bu ülkede tam 30 yıl süren ve on binlerce kişinin
yaşamına mal olan bir savaş yaşandı. Savaşın
ardından ortaya çıkan havayı değerlendirenlerin, “barışma süreci savaştan daha zor ve 50 yılı
bulabilir” şeklideki değerlendirmeleri ise hiç de görmezden gelinemeyecek gibi. Zira
barışmanın ilk adımı yüzleşmektir. Yüzleşmek ise insan doğasının en zor kabul edeceği bir şey.
Miraz Bêzar’ın “Min Dît” isimli filminin Türkiye’deki ilk gösteriminde ortaya çıkan tablo da bunu
kanıtlar cinstendi. Filmin Sevr sendromuyla yapıldığını söyleyenlerden, ‘diş mihraklar’a
gidenlere, “Bizim askerimiz bunları yapmaz” diyenlerden, “Kürdistan hayalinize
ulaşamayacaksınız” diyenlere, JİTEM gerçeğiyle yüzleşenler, gala sonrasında “Bölücülük”
sendromu yaşadı ve olay çıkarmak istedi.

Bu yıl 46.’sı düzenlenen festival kapsamına iki Kürt filmi, 4 Kürt yönetmene ait belgesel ve 5 Kürt
yönetmene ait kısa film de alındı. Festival normal seyrinde devam ederken, gala sırası “Min Dît”
e geldiğinde ise deyim yerindeyse Altın Portakal karıştı. Filmi terk eden bir grup, gala
sonrasında ise söyleyişi protesto etti. Hiçbir söyleşide görülmeyen bir tablo ise söyleşi boyunca
film ekibinin yer aldığı söyleşi masasının her iki yanında güvenlik görevlilerinin yer almasıydı.

DTP Diyarbakır İl Başkanı Fırat Anlı, DTP Antalya İl
Yöneticileri, yönetmenler Hüseyin Karabey, Özcan Alper,
Orhan Eskiköy, Özgür Doğan, SİYAD üyeleri, film ekibi ve
tam bir basın ordusunun katılımıyla gösterimi gerçekleşen
filme vatandaşın ilgisi de dikkat çekiciydi. Salonun tıklım
tıklım dolması bir yana, onlarca kişi de yer olmaması
nedeniyle salona giremedi.

Alman ZDF kanalının filme ilgi göstermesi ve gala
öncesinde film kadrosuyla geniş bir dosya haber
yapmasının yanısıra, bir çok yerli ve yabancı basın organı
da galayı takip etti. Bölgede yaşanan JİTEM ve kontrgerilla
faaliyetlerinden yola çıkan ve anne babası öldürülen iki
çocuğun trajedisini ve kendileriyle aynı kaderi paylaşan
akranlarıyla birlikte yaşadıklarını sarsıcı bir şekilde anlatan
film henüz 20. dakikasına gelmişti ki salondan homurtular
da gelmeye başladı. Sözkonusu çocukların, “Ka Welatê Min Kurdistan” isimli parçayı okudukları
sahnelerin gösterildiği sırada ise bir grup izleyici salonu terk etti.

FİLM DAKİKALARCA AYAKTA ALKIŞLANDI

Öyküsü kadar anlatım dili de hem Altın Portakal ve hem de Türkiye’de bu güne kadar çekilen
filmlerden ayrılan “Min Dît”, gösterimin ardından salondaki yüzlerce kişi tarafından yaklaşık 5
dakika aralıksız şekilde ayakta alkışlandı. Diğer gösterimlerde film jeneriğinin akmaya
başlamasıyla salonun neredeyse tamamına yakını boşalırken, Bêzar’ın galasına gelenler uzun
süre salonu terk etmedi.

SÖYLEŞİDE ARBEDE

Tüm filmlerde olduğu gibi “Min Dît”in de galadan sonra Portakal Kafe’de film ekibinin katılımıyla
söyleşi gerçekleştirileceği duyurulmuştu gala öncesinde. Ancak söz konusu söyleşiye
gösterilen ilgi ve 50’ye yakın basın kuruluşunun da söyleşiyi başından sonuna takip etmesi
daha önceden alışılan bir durum değildi. Film ekibi henüz yerini almamışken, kafe önünde
biriken kalabalıktan küçük bir grup, “Burası Türkiye, biz bütün ülkemizi seviyoruz. Türk askerini
böyle göstermeye kimsenin hakkı yok. Bu film yanlı yapılmıştır” şeklinde bir ses yükseldi.
Bununla birlikte itişip kakışmalar, az sonra arbedeye dönüştü. Bunun üzerine devreye Lale
Mansur ve birkaç sanatçı girdi.

Film ekibinin bulunduğu söyleşi masasının her iki yanında hazır kıtada duran güvenlik
görevlileri ise durumu özetliyordu aslında. Soru sormak için söz alan ve adı öğrenilemeyen bir
kadın, “Filmde nerede benim ülkem Kürdistan şeklinde bir şarkı geçiyor. Bu film tamamen
bölücü emellere hizmet eden bir filmdir. Sizler hiçbir zaman o Kürdistan hayalinize
kavuşamayacaksınız” diyerek mikrofonu adeta Bêzar’ın önüne fırlattı ve kafeyi terk etti. Bu
davranışı küçük bir grup alkışlarken, bir yandan da davranışa yuhalama sesleri yükseldi. Bir
diğer vatandaş ise, filmin Sevr sendromuyla yapıldığını, Türk askerinin kötü gösterilmesi için
bilinçli şekilde yapıldığını söyledi. Kısacası söyleşi tam bir kaos ortamında geçti.

GERÇEKLER BUNLAR BİZ GERÇEKLERİ ANLATTIK

Film ve yaşanan olaylara ilişkin yaptığı konuşmada amaçlarının sadece yaşananları göstermek
olduğunu ifade eden Yönetmen Bezar , ''Filmde bir bölümde çocuklar şarkı söylüyor. Şarkının bir
yerinde 'Kürdistan' kelimesi geçiyor. Bundan rahatsız olanlar oldu. Ama olay çıkmadı. Aykırı
görüşler vardı ama zaten bunun olması da normal. İstediğimiz de anlatılanlar üzerine fikir
yürütülmesiydi zaten. Kürdistan diye bir yer var yani neden bundan rahatsızlık duyuluyor ki” dedi.













                                              
 Min Dit filminin yönetmeni Miraz Bezar

Filminin yüzleşme işlevi üstlendiğini ve barışın gerekliliklerine dikkat çektiğini sözlerine ekleyen
Bêzar, “Biz daha çok 90'lı yılları anlatıyoruz. Bugün faili meçhul cinayetler azalsa da şiddet hala
devam ediyor. Eğer Diyarbakır'da yaşıyorsanız bunu daha iyi bilirsiniz. Orada hayat daha zor,
daha çirkin. Bunu görmek gerekiyor. Filmle ilgili gelen ilk yorumlardan memnunuz. Yaşanan
olaylara ses vermeye çalıştık. Ve kulak verenler oldu. Bu da istediğimiz şeydi; konuşularak,
dinleyerek çözüm yollarına kavuşmak. Anlatılmayan, tabu olan konuları anlattığımız için
tartışılması normal ama en güzel şey de tartışmak zaten.'' dedi.

Söyleşide söz alan ve Bêzar’la birlikte filmin öyküsünü yazan Evrem Alataş, bölgede yaşanan
gerçekleri anlatmak istediklerini ve amaçlarının askeri kötülemek olmadığını belirtirken, filmin
başrol oyuncularından Hakan Karsak ise, “Ben 35 yaşındayım ve Diyarbakır’da yaşayan
herkesin benzer durumlar yaşadığını biliyorum. Aynı şeyleri hepimiz yaşadık. Sizlere Filistinli
çocuk için gözyaşı döktünüz, Kosovalı çocuk için döktünüz, Iraklı için döktünüz, size yalvarıyorum,
ne olur bir kez de yanı başınızdaki doğulu çocuk için gözyaşı dökün” dedi. Söz konusu durum
nedeniyle söyleşi kısa kesilirken, Bêzar ve ekibi burada da dakikalarca ayakta alkışlandı.

'Min Dit', Diyarbakır'da çatışmaların olduğu bir dönemde anne ve babasını kaybeden iki çocuğun
dünyasını konu alıyor. Evrim Alataş'ın hikayesini ve Bezar'ın senaryosunu yazdığı filmde Alişan
Önlü, Fahriye Çelik, Berivan Ayaz, Hakan Karsak, Muhammed Al ve Şenay Orak rol alıyor.

‘Min Dit’ Belçika’da özel mansiyon ödülü aldı

Öte yandan ‘Min Dît’ filmi, Belçika’daki Gent Uluslararası Film Festival’inde özel mansiyon ödülü
aldı.

Bu yıl 36’cısı düzenlenen Gent Uluslar arası Film Festival’inde dereceye giren filmler açıklandı.
Festival’de “en iyi film ödülünü” yönetmenliğini İsrailli Haim Tabakman’ın yaptığı “Eyes Wide
Open” filmi kazandı.

Festival’de gösterilen Almanya’da yaşayan Kürt yönetmen Miraz Bezar’ın yönettiği Min Dit filmi
ise mansiyon ödülünü aldı.

Miraz Bezar’ın filmi geçtiğimiz günlerde San Sebastian film Festivali’nde ‘Gaztea gençlik
ödülüne’, 17. Hamburg Uluslar arası Film Festivali’nde ise ‘genç yetenekler’ ödülüne layık
görülmüştü.

* Fırat Haber Ajansı
Haberler

Min Dit San Sebastian
Film Festivali'nde

Diyarbakır 3.
Uluslararası Film Günlerı

Press filmi Kürt
gazeteciliğini anlatıyor

2. Köln Kürt Film
Günleri'nin ardından /
Cudi Arif

Agıt, Hikmet Asutay

Kürt sineması'nda
karekterler problemi

Hewiti: Kumalık. Müjde
Arslan'dan yeni bir film /
Caner Canerik

Yakın planda Kürtler var

Kırmızı kalemle çizilen
insanların öyküsü

Transasia Express
belgeseli İsviçre'de
gösterime giriyor

Köln 2. Kürt Film Günleri

Bern Kürt Film
Festivali'ne hazırlanıyor

Close-Up Kürdistan
İstanbul'da

Genç yönetmen Erol
Mintaş

Şirin Cihani'ye İtalya'da
ödül

KurdishCinema.com'dan
senaryo ödülü

Kürt yönetmen Kalifa'ya
ödül

"Hayatın Tuzu" filmi
izleyiciyle buluştu

Butimar'a 9. Türkiye
Eczacılar Kongresi Kisa
Film Yarışması'nda
birincilik ödülü

Pirdesur Fransız Kültür
Merkezi'nde

Gitmek 14 Kasım'da
Türkiye sinemalarında

Gitmek filmine İsviçre'de
Türk sansürü

Kazım Öz'ün Fırtına filmi
14 Kasım'da
sinemalarda  

2. Paris Kürt Film
Festivali

Montreal Dunya Filmleri
Festivali

“Siyabo”nun belgeseli
çekildi

"Gurê bi Zengil" kurgu
aşamasında

Gerilla-yönetmen Halil
Dağ yaşamını yitirdi

İkinci Hamburg Kürt Film
Günleri Halil Dağ'a
adandı

Fırtına’ İstanbul Film
Festivali’nde

'Narkolepsi' Ankara Film
Festivali'nde

Oldenburg Kürt film
günler başladı

Paris Kürt video
sergisine davet

"Zarokên Axa Qelişî" adlı
Kürtçe filmin galasına
sansür

Gure bi Zingil’ın
çekimleri tamamlandı

‘Zarokên Ax a Qelişî’
Ceylanpınar’da

13 Kurşun'a onur ödülü

Yusuf Yeşilöz'ün son
belgeseli; Müzik Aşkı

Yüksekovalı oyuncu
Fransa yolcusu

Charlie Chaplin 30 yıl  
önce yaşama veda etti

Kürt oyuncu aranıyor

Londra’da Kürt filmlerine
yoğun ilgi

'Trajedilerin hepsi
senaryo oldu

1. Paris Kürt Film
Festivali başladı

Dortmund'da Kürt Film
Haftası

Diyarbakır'da ilk çocuk
sinemacılar

5. Londra Kürt Film
Festivali'ne çağrı

Nusaybin'de film
gösterisi

Mazıdağı'nda Mehmed
Uzun Festivali başladı

Amsterdam Kısa Film
Festivaliı

Ingmar Bergman öldü

Forster’den Kürt filmi

‘Son Oyun’a Fas’tan ödül

Hakkari'nin ilk Kürtçe filmi

Madımak Katliamı
belgesel oldu

Son Oyun'a Fas'tan davet

Filmi icin yardim bekliyor

Ankara'da belgesel
gösterimi

Cannes Film Festivali
başlıyor

Yarım Ay'a bir ödül de
Portekiz'den

Stuttgart'da Kürt Film
Günleri'ne büyük ilgi

Amin Korki'ye
Singağur'da iki ödül

Ankara Kürt Film Günleri
18 Mayıs'ta başlıyor

Stuttgart'da Kürt Film
Günleri

Dol'un Almanya galası
yapıldı

Hamburg'dan Kürt
filmleri geçti

Hamburg Kürt Film
Günleri

Kürt filmleri Hamburg'da

'Tandır' filmi festivallerde

Tünelin ucundaki ışık gibi

Hamburg Kürt Film
Festivali Programı

Hamburg Kürt Film
Festivali başlıyor

Paris Kürt Film Festivali

Yarim Ay Portekiz,
Amerika ve Almanya'da

David Tolhildan
Hamburg'ta

Haber Arşivi >>>