Ünlü İtalyan yönetmen Passolini *

KurdishCinema.com  - 21 Nisan 2007

İtalyan sinemasının önemli yönetmenlerinden Pier Paolo
Pasolini, 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali'ne filmleriyle
konuk oluyor. Yönetmen, senarist, yazar ve şair Pasolini,
5 Mart 1922'de Bologna'da doğdu. Pasolini çok feci biçimde
öldürüldü. 1975'te eşcinsel ilişki yaşadığı bir genç tarafından
bıçaklanarak öldürüldüğü kayıtlara geçmesine rağmen, bu
ölüm hala sırlarla yüklüdür. Pasolini, 1955 yılında ilk romanı
'Raggazi di Vita'yı yayımladı. Roma'nın yoksul mahallelerinde
yaşayan Pasolini, orada edindiği deneyimlerini sonradan
filmlerine de yansıttı.

Pasolini'nin filmleri                                                                                         Pier Paolo Pasolini

    Sinemanın önemli yönetmenlerinden Pasolini'nin bu yılki
    festivalde 'retrospektif'le (toplu gösterimle)
    'hommage/saygı sunuşu' yapılıyor. Neredeyse ustanın
    tüm filmografisi sinemaseverle buluşuyor. 1961'de
    yönettiği ilk filmi 'Accattone-Dilenci'de, aşık olduktan
    sonra namuslu bir hayatı seçmek isteyen bir kadın
    simsarını anlattı. Dilenci, ufak tefek hırsızlıklar yapar,
    sonunda tutuklanır, sonra kurtulur ama kader ona bir
    sürpriz de hazırlayıveriyor ona. Senaryosunu da yazdığı
    'Dilenci', o güne kadar sokakları anlatan filmlerden çok
    farklı bir yapıt olarak değerlendiriliyor. Küçük hırsızları,
    kadın tellallarını ve fahişeleri yansıtan konusuna rağmen,
    gizem ve şiirsellik dolu bir filmdir 'Dilenci...' Pasolini,
    senaryosunu da yazdığı ikinci filmi 'Mamma Roma'yı
    1962'de yönetti. Kendisini pazarlayan dostundan ayrılarak
    kendini yenilemek ve böylece garsonluk yapan oğlunu
            Passolini-Dilenci                      işini bırakması için ikna edip ona 'saygın' bir burjuva
muhit sağlamak isteyen geçkince bir fahişenin hikayesini anlattı. Bu film, Pasolini'nin ana
temalarından birini ortaya koyar: Toplumsal bilinç ve sorumluluğa sahip olmadan sınıf atlama
çabalarının trajik sonuçları. Pasolini'de, yaşam gerçeğinden ayrılmadan, sonunda her şey
istendiği gibi olmasa bile, insan umudunun çekirdeğini bulma gücü vardır. 1963'te dört
yönetmenin çektiği dört bölümlü 'Ro.Go.Pa.G' filmine de katıldı Pasolini. Diğer yönetmenler
Jean-Luc Godard 'Il Nuovo Mondo', Ugo Gregoretti 'Pollo Ruspante', Roberto Rossellini
'Illibatezza' ve Pasolini de 'La Ricotta-Krem Peynir' bölümünü yönetti. Festivalde 35 dakikalık
'Krem Peynir' gösteriliyor. Bu kısa filmle beraber Pasolini'nin başka kısa filmleri de festivalde
sinemaseverlerle buluşuyor.

Yönetmenin üçüncü uzun metrajlı filmi olan 1963 yapımı
'La Rabbia-Öfke' de gösteriliyor. Sinemaseverler için keşif
olabilir bu film. Film, Pasolini'nin film setinde geçiyor. 1965
yapımı 'Comizi d'Amore-Aşk Buluşmaları', Pasolini'nin
kendisinin yaptığı röportajlardan oluşan bu film, İtalyanların
cinsellikle ilgili sorunlara yaklaşımını irdeler. Kuzeyinden
güneyine, şehirlerinden köylerine ortaya çıkan İtalya portresi,
cehaleti vurguluyor. İtalya'nın dört bir yerinde yapılan
röportajlar, psikolog Cesare Musatti ve yazar Alberto
Moravia'yla bu sonuçların değerlendirildiği bölümlere de yer
veriliyor filmde. Yönetmenin 1968 yapımı
'Teorema-Teorem'inde, Milanolu bir sanayici, fabrikasını
işçilerine hibe eder. Film, bu garip cömertliği doğuran olayları
anlatıyor. Bundan kısa süre önce, sanayicinin evinde kalmak
üzere yakışıklı ve garip bir delikanlı gelmiştir. Delikanlı
evsahiplerinden hiçbir talepte bulunmaz, ama bütün ev halkı
onun cazibesine kapılır. Bir süre sonra misafir aniden evden
ayrılınca, burjuva ailesinin üyelerinin ve köy kökenli                           
Il Decameron-Dekameron
hizmetçilerinin hayatı altüst olur. 'Teorem', bir değişim
sürecinden geçmekte olduğu için bocalayan burjuvazinin durumuna bir bakış filmidir. Bu
bölümde Pasolini üzerine bir belgesel de gösteriliyor. Giuseppe Bertolucci'nin yönettiği
'Pasolini Prossimo Nostro-Pasolini Yanıbaşımızda' belgeselinde Pasolini'nin hayatından
kesitler ve setteki görüntüleri yansıyor. 'Edipo Re-Kral Oidipus' (1967), 'Porcile-Domuz Ahırı'
(1969), 'Medea' (1969), 'Il Decameron-Dekameron' (1971), 'I Racconti di Cantebury-Cantebury
Öyküleri' (1972), 'Il Fiore delle Mille e una Notte-1001 Gece Masalları' (1974) ve son filmi 'Salo
o le 120 Giornate di Sodoma-Salo ya da Sodom'un 120 Günü' (1975) görülmesi gereken
önemli yapıtları.

* kaynak: www.ozgurgundem.net


* Copyright: KurdishCinema.com - Sitemizde yayınlanan haber ve yorumlar kaynak
belirtilmek şartıyla kullanılabilir.
Ziyaretçi Defteri

Kürt sineması ve
sitemizle ilgili görüş
ve önerilerinizi  
Ziyaretçi Defteri'ne
yazabilirsiniz!