Eleştirmenlere ihtiyaç var

„Kürt Sinemasi gelişiyor aslında, ben umutluyum. Tarafsız düşünen, filmin kendisini eleştiri
merkezinde gören bir kaç sinema elestirmeni de çıksa, Kürt Sinemasi’na destekleri en az ismi
geçen yönetmenler kadar olur diye düşünüyorum.“

Devrim Kılıç / Melbourne* - 23 Haziran, 2006

    İsviçre’de yaşayan Kürt yönetmen Yusuf Yeşilöz’ün “Dünyalar
    Arasında” adlı belgeseli Avusturya’da geçtiğimiz mayıs ayında
    yapılan bir festivalde “en iyi belgesel” ödülü almıştı. Yeşilöz’ün
    filmi sinema ve televizyonculukta belgesel sinemanın ne kadar
    önemli ve etkileyici olduğunu ve Kürtler olarak belgesel
    sinemaya ihtiyacımızı da bizlere hatırlatan bir eser. Yeşilöz’le
    çalışmaları ve Kürt sineması üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

    1- Öncelikle seni tanıyalım.

    1964 yilinda Orta Anadolu’nun Xalikanli (Gölyazi) isimli bir Kürt
    kasabasinda doğdum. Çocukluğum ve gençligim bu kasabanın
    bir mezrasinda geçti. Ailem koyunculuk ve sonralari nakliyatcilik
    ile meşguldü. 1987 den beri Isvicre de yasiyorum. Yüksek
    egitimim olmadi, Isvicre’de özel bir okulda „Goethe Almanca
    Diploma
    egitimi gördüm.   

2- Sinema ya da film üzerine eğitim aldın mı?

Aslinda uzun yillar edebiyat ile uğrastım. Kürt Edebiyatı’ından yaklaşik 15 kitabı Almanca’ya
kazandırdım. Çoğu kendi tercümelerim. Almanca yazılmiş ve çeşitli dillere tercüme edilmiş 5
romanim var. Zürih’te bir yıl “Kamera Dili” üzerine eğitim aldım. Yaptığım filmlerde bu eğitimin
faydasınu gördüm diyemem aslında. İngilizce de kullanılan “learning by doing” (yaparak öğrenmek)
deyimi benim durumuma uygun düşüyor.  Film ve edebiyat şimdilik paralel gidiyor. Ilerde hangisi
daha ağir basar bilemiyorum, fakat film çok yorucu.

3- Şimdiye kadar kaç film ya da belgesel çektin?

Şimdiye kadar Isviçre Devlet Televizyonu SF ve Alman, Avusturya ve Isviçre ortak kültür kanali 3sat icin
yaptigim 3 belgesel var: Hungern gegen Wände (Duvara Karşı Açlık), Zwischen den Welten (Dünyalar
Arasında) ve Das Alevitische Lied (Alevi Türküsü – alevilerin cem ayinini konu ediyor). Filmlerim
yukarıda ismi geçen kanallar ve Alman ZDF kanalının belgesel programında gösteriliyor. Ayrıca
uluslararasi bir çok festivalde yer aliyor. Şimdiye kadar edebiyat ve film için aldiğim 5 ödül var.  


4- Dünyalar Arasinda belgeseli fikri nasil oluştu? Güli'nin belgesel
bittikten sonraki tepkisi ne oldu?

Bu belgeseli yapma fikri, 2000 li yillarin basinda doğdu. Göç
kavramı,dünyanin her tarafinda çok tartışılan konular arasında. Her
siyasi, sosyal ve kültürel kesimden insanlar bu tartışmaya dahil
oluyor. Ben de uyanan izlenim: göçü yasamış insanların kendisi çok
az söz sahibi oluyor bu tartışmada. O nedenle deyim yerindeyse,
kendi penceremden bir göç hikayesi anlatmaya çalıstım.                                  
Dünyalar Arasında

Güli'nin samimi ve içten anlatımları ve hayat hikayesinin "renkli" olması
insanların ilgisini çekti, kendisine çok iyi tepkiler geldi batılı
insanlardan. Filmin başlangıcında teredütleri olan Güli, sonuçta filmde yer adlığı için çok mutlu
olduğunu söyledi.

5- Belgeselde yer alan eski görüntüleri elde etmek zor oldu mu?

İsviçre Televizyonu’na çalıstığım için, onlardan görüntüleri almamız zor
olmadı. Aile videoları da, Güli tarafından bana taksit halinde verildi. Onun
güvenini kazandiktan sonra, böylesi "intim" sayılan görüntülerin veilmesi
kolaylaştı.


6- Ne tür konulara eğiliyorsun belgesellerinde?

Özellikle, „Göç ve Kimlik Değişimi“ ve yaşanılanın (örnegin: hapis ve işkence) insanlarin daha
sonraki yasamlari üzerinde etkisi vb. konular.

7- Yeni bir projen var mı?

Isviçre’ye göc etmiş yabanci müzisyenler ve müzikleri, „gurbetin“ sanatları üzerine etkileri konusunda
bir belgesel çalişmam var. Bir yıla kadar bitirmeyi umut ediyorum.

8- Belgesel film yapımının zorluklari neler? Kürt çevrelerinden destek
bulabiliyor musun?

Film yapmanın çok zorlugu var, ekonomik sorundan tutun, ilişkileri sağlamaya kadar bir çok sorun
var. Ayrica çalistigim televizyon kanallari batılı olduğundan, bazen onlara konuyu anlatmada güçlükler
yaşıyoruz. Filmlerimin dili Almanca ve Ingilizce olduğundan ve ayrıca direk Kürtler ile
çalışmadığımdan bir destek beklentisi olmuyor. Kürt ya da Türk dostlar, filmlerimden batı basını
vasıtası ile haberdar oluyorlar. Ilgileri iyi.

9- Diger Kürt yönetmenlerle ilişkinlerin nasıl?

Bazıları ile ilişkim var, görüş alişverisinde bulunuyoruz, dertleşiyoruz.

10- Kürt filmleri veya sinemasi hakkında ne düşünüyorsun? Kürt sinemasi var
mı? Kürt filmini nasil tanimlarsin?

Bence Kürt Sineması son yıllarda iyi ürünler yaratti. (muhakkak Kürt televizyonlarının da burada bir
payı var) Bahman Ghobadi, Hineer Salem, Yüksel Yavuz, Ayşe Polat ve diğerlerinin dünya
sinemasının nabzının attığı, ünlü uluslararasi film festivallerine katilma başarisı göstermeleri veya
oralarda ödül almalari Kürtler’in hepsi için büyük bir kazanım. Bu yönetmenlerin hepsi genç, dinamik
ve güçlü karakterlere sahipler. Kayda değer bir başka gelişme ise bu yönetmenlerin filmlerinin bati
ülkelerinde Kürtler’in dışında şirket ve kültür çevreleri tarafindan desteklenip, dağıtılması. Bati
ülkelerinde sinema, kendi seyircisi olan büyük bir sektör. Kürtler de bu hala yerleşmemiş. Kürt
Sinemasi gelişiyor aslında, ben umutluyum. Tarafsız düşünen, filmin kendisini eleştiri merkezinde
gören bir kaç sinema elestirmeni de çıksa, Kürt Sinemasi’na destekleri en az ismi geçen
yönetmenler kadar olur diye düşünüyorum.

11- En begendiğin filmler ve yönetmenler?

Burada çok yönlü film seyretme imkanımız var. Ödül alan tüm filmlere her sinemasever gibi ben de
bakıyorum. İsmini sayacağim çok sinema yazari olur. Fakat bazi film kareleri yıllar boyu hafizada canlı
kalır. Işte bu güçlü karelerin, diyalog ve resmin ayni oranda etkileyici olduğu bir kaç film sayarsam,
bunların yönetmenleri sizin de tanidiğiniz Yilmaz Güney ve „Guelwaar“ ya da „Moolaade“ adlı filmlerin
yönetmeni Senegal asıllı Ousmane Sembene olur. Her ikisinde de gördüğüm bir benzerlik: film
kahramanlarinin direnişçi ve gururlu  olmaları.

12- Kürt sinemasının gelişmesi için ne yapilmali?

Manevi ve maddi destek; yapıcı eleştiri; filmlere sinema gözü ile bakılmalı. Kürt sinemasına kendi
seyircisini yaratmada destek olunmalı.

*KurdishCinema özel!
Makaleler

Yılmaz Güney'in
Kürtlüğü

Özgürlesme sorunu ve
sinema

Dersim 38

David ve Leyla:
Kültürel önyargilarin
elestirisi

Gölgenin sesi: Si u Ba

David ve Leyla

Si u Ba (Gölge ve
Rüzgar)

Kürt düsmanligi
üzerine bir film

Nergisler Açmali

Ilk feminist Kürt filmi

Ilk Kürt filmi Zere

Türk Sinemasi'nda
Kürtler

Yilmaz Güney'le röportaj

Yusuf Yesilöz ile
röportaj

Kürtlerin acilari
beyazperdede

Kürt sinemasi gelisiyor

Kürt Sinemasi ve
Bahman Ghobadi

Kürt filmini nasil
tanimlamali?

Gül-i Zare
KurdishCinema